<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926</id><updated>2009-11-03T05:15:03.285-08:00</updated><title type='text'>Vakıflar Portalı / VAKIFLARLA İLGİLİ BELGELER</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>58</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-5433668697678244339</id><published>2009-10-03T13:47:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T00:44:43.515-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşikdüzüne ait bir vakfiye'/><title type='text'>BEŞİKDÜZÜ'NE AİT BİR VAKFİYE</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/10/besikduzune-ait-bir-vakfiye.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388480155202731554" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 166px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sse6JtoZviI/AAAAAAAAAPE/xFic9O_GoXo/s320/be%C5%9Fikd%C3%BCz%C3%BC.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Vakfiyenin Transkripsiyonu;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bin Ğuruş ve Daha Ziyade Meblağ ve Kıymeti Havi Hüccet Tahririne Mahsus Varaka&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıymeti on ğuruştur.&lt;br /&gt;Kadının onayı : Cemaziye’l – Ahir 1326 (1910)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elhamdülillahi ala külli hal, el münezzeh anit-teğayyür ve’l intikal. Ve’s salatü ve’s - selam ala Muhammed’ini’l mevsuf bi makarimi’l ahlak ve muhasini’l hisal ve ala alihi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve eshabihi’l aricine ila mearici’l – Kemal. Emma ba’d : iş bu vakfiyyetü’t – tahavi ve vesika-i şer’iyyetü’l metavinin tahrir ve inşa ve tasdir ve imlasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badi oldur ki : Medine-i Trabzon nevahisinden Şarlı nahiyesine tabi Bayır Mahalle karye Ahalisinden sahibu’l hayrat ve’l –Hasenat Kalaycı oğlu Muhammed Efendi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbni Hacı Kamil Efendi Bin İsmail Efendi, nahiye-i mezkür hükümet konağında, mahkeme-i şer’iyyeye mahsus odada mek’ud meclis-i şer’i şerif-i enverde zikri ati vakfa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Li ecli’t Tescil mütevelli nasb ve ta’yin eylediği karye-i mezkürden Kalaycı oğlu Hasan Efendi bin Hacı Kâmil Efendi mahdarında ikrar-ı sahih-i şer’ii ve itiraf-ı sarih-i meri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyleyup salifu’z zikr Şarlı nahiyesinin Nefs kasabasında medrese ittisalinde kain, şarken : Çarşu meydanı ve ba’zan Tarik, ve Ğarben : medrese hisarı, ve şimalen kabristana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;giden tarik, ve cenuben : Tarik-i âm ile mahdud bina ve inşa eylediğim birbirine muttasıl sekiz bap dükkanı hisbeten lillahi’s Samed vakf-ı sahih-i şer’ii ve habs-ı sarih-i mer’ii ile&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakf ve habs idüp şöyle şart ve ta’yin eyledim ki : Dakakin-i mezkürler senevi bi’l -yed-i mütevelli icare-i şeriyye ile ahare icar olunup hasıl olan ğallesinden tekalif-i&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultani ba’de’l-eda baki her ne fazla kalur ise dekakin-i mezkürlerin ta’mir termimleri ba’del-ecr ebkiye kalan medrese-i mezkurun ta’mir ve termimine harc ve sarf oluna ve medrese-i&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezkür ta’mire muhtaç olmadığı surette ğalle-i mezkür medrese-i mezkürde müderris olan efendiye virile. Ve vakf-ı mezkürün tevelliyeti hayatda oldukça bana ait olup&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vefatımdan sonra evlad-ı zükurun ekberi batnan ba’de batn ve neslen ba’de nesl mütevelli ola deyu ta’yin-i şurut ve tebyin-i kuyut berle dekakin-i mahdut-i mezkürleri fariğan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ani-ş-şevağil mütevelli-i mezbure teslim, ol dahi vakfiyyet üzere kabz ve teslim, ve sair mütevellilerin evkafda tasarrufları gibi tasarruf eyledi didikde, ğıbbe’t-Tasdikiş-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şer’i vâkıf mûmâ ileyh canib-i şikaka azım ve mütevelli-i mezburler ile husumet ve nizaa cazim olup vakıf âkar imam Azam hazretleri indinde sahih,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakin menzile-i ariyetde olup şeref-i luzumi müstelzim olmamağle vakf-ı mezkürden rücu’ caiz olmağla dekakin-i mezkürleri kel evvel mülküme istirdat eyledim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedikte mütevelli-i mezbur dahi cevaba tesaddi ile eğer çi inde’l-imam Azam hal-i besta ve tafsil olunan minval üzere olduğu cay-i işkal değildir lakin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arif-i hemedani Ebu Yusuf eş-şehir bil imam essani indehu : vakıf mücerret vekaftü dimekle ve imam Muhammed bin Hasan eş-şeybâni indehu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve te’yid-i zikriyle vakıf lazım olur deyü red ve teslimden imtina ve bu cihetle husumet ve niza idüp huzur-i şer’iyyemizde müterafian&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve her biri mübteğasınce fasl ve hasme taliban olduklarında taraf-ı şer’i şerifden dahi vakf canibi evveli ve ahiri görülüp alimen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi’l-hilafi’l-cari vakf-ı mezkurun sihhat ve luzumuna hukm-i sahih-i şer’i ve kada-i sarih-i mer’i olunup min ba’d vakf-ı mezkur sahih ve lazım oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fe men beddelehü ba’de ma semiahü fe innema ismuhu alellezine yübeddilünehü. İnnellahe semiun alim. Haberi zalike, ve Hurrire fi’l-yevmi’s-samin min şehri cumaziyel ahirde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lisene sitte ve işrin ve selase mie ve elf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyyid zâde Hacı Hasan Efendi bin Ali Ağa&lt;br /&gt;Bin Ali zâde Hacı Mustafa Ağa bin Muhammed Efendi&lt;br /&gt;Çolak zâde Hacı Ömer Ağa bin Ali Ağa&lt;br /&gt;Bahadır zâde Hacı Muhammed Efendi bin Abdullah Efendi&lt;br /&gt;Hacı Bekir Efendi zâde Hacı Osman Efendi bin Bekir Efendi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-5433668697678244339?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/5433668697678244339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=5433668697678244339' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5433668697678244339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5433668697678244339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/10/besikduzune-ait-bir-vakfiye.html' title='BEŞİKDÜZÜ&apos;NE AİT BİR VAKFİYE'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sse6JtoZviI/AAAAAAAAAPE/xFic9O_GoXo/s72-c/be%C5%9Fikd%C3%BCz%C3%BC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-8321613208496047458</id><published>2009-10-03T13:34:00.000-07:00</published><updated>2009-10-03T14:01:18.526-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşikdüzüne ait bir vakfiye'/><title type='text'>BEŞİKDÜZÜ'NE AİT BİR VAKFİYE</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;2&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Vakfiyenin Günümüz Türkçesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bin Kuruş ve Daha Fazla Kıymetteki Sözleşmeleri Yazmaya Mahsus Kağıt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıymeti on kuruştur.&lt;br /&gt;Hakimin onayı: Cemaziyel-ahir 1326 (1910)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her türlü değişiklik ve yerleşmeden beri olan Allah’a hamd olsun. Salat ve selam güzel ahlak ve en güzel vasıflar kendinde olan Muhammed üzerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesine ve en olgun özelliklere sahip olan arkadaşlarına olsun. Bundan sonra: Bu geniş ve detaylı şer’i vesikanın yazılması şundan dolayıdır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzon İlinin nahiyelerinden Şarlı nahiyesine bağlı Bayır Mah. Köyünden hayır hasenat sahibi Kalaycı oğlu İsmail Efendi oğlu Hacı Kamil’in oğlu Muhammed Efendi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmi anılan hükümet konağında şer’i mahkemeye ait odada teşekkül eden resmi heyet huzurunda aşağıda konusu gelecek vakfın tesciline yetki verdiği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı Köyden Hacı kamil Efendi oğlu Hasan Efendi’nin huzurunda geçerli ikrar ve doğru ifadeyle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarda adı geçen Şarlı nahiyesinin Nefs kasabasındaki okul bitişiğinde: Doğusu: Çarşı meydanı ve yolun bir bölümü Batısı: Okul duvarı Kuzeyi: Mezarlığa giden yol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney: İse umumi yol ile çevrili birbirine bitişik sekiz kapısı olan sekiz dükkânımı Samed olan Allah’ın rızası için geçerli resmi vakıf olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vakfederek şartlarımın şunlar olduğunu bildiririm: Adı geçen dükkânlar mütevelli tarafından senelik olarak başkalarına kiraya verilecektir.Elde edilen gelirden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;resmi giderlerden artan meblağ bu dükkanların büyük ve küçük tamir masraflarına harcanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye kalan miktar da okulun öğretmenine verilecektir. Bu vakfın mütevellisi olma hakkı ben hayatta oldukça bana aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vefatımdan sonra ise nesilden nesile geçerek erkek çocuklarıma aittir. Bu şartları koyduktan sonra adı geçen dükkanları boş olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mütevelliye teslim etti. Mütevelli ise talim aldıktan sonra vakfiyedeki şartlara uygun tasarrufta bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tasdik işinden sonra Hanefi hukukçuları arasındaki ihtilafa da işaret etmek gerekir. Vakfettikten sonra vakıftan dönmek İmam Azam’a göre geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu görüşe göre dükkanlar tekrar vakfedenin mülkü olursa da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mütevelli itiraz ederek şu görüşü açıklamışlardır: Hanefi fakihi İmam ebu Yusuf ve İmam Muhammed’in görüşlerine göre:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Gayri menkul ''vakfettim'' demekle vakfedilmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıf geçerli hale gelir: Bu fetvaya göre vakfedenin vazgeçme isteği kabul edilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıf konusunda şüphe ve itirazlar olsa bile verilen fetvaya göre&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtirazlar geçersiz sayılır ve vakıf kesinleşmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayette şöyle buyrulur: “Her kim bunu işittikten ve kabullendikten sonra vaziyeti değiştirirse, günahı onu değiştirenleredir. Şüphesiz Allah (her şeyi) işitir ve (her şeyi) bilir.” (Bakara:181)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu metin Cemaziyel-ahirin sekizinci günü yazılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bin üç yüz yirmi altı senesinde yazılmıştır.&lt;br /&gt;Hazır olup imza atanlar:&lt;br /&gt;Seyit oğlu Muhammed Efendi oğlu&lt;br /&gt;Ali oğlu Hacı Mustafa Ağa’nın oğlu&lt;br /&gt;Ali Ağa’nın oğlu Hacı Hasan Efendi&lt;br /&gt;Çolakoğlu Ali Ağa’nın oğlu Hacı Ömer Ağa&lt;br /&gt;Bahadır Oğlu Abdullah Efendi’nin oğlu Hacı Muhammed Efendi&lt;br /&gt;Hacı Bekir oğullarından Hacı Bekir Efendi’nin oğlu Hacı Osman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-8321613208496047458?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/8321613208496047458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=8321613208496047458' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/8321613208496047458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/8321613208496047458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/10/2.html' title='BEŞİKDÜZÜ&apos;NE AİT BİR VAKFİYE'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-2368474844494629128</id><published>2009-07-07T07:06:00.001-07:00</published><updated>2009-10-07T00:45:52.645-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İskender Paşa Vakfiyesi'/><title type='text'>İSKENDER PAŞA VAKFI VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/07/iskender-pasa-vakfi-vakfiyesi_1124.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355719558169691730" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 237px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SlNWj_VRBlI/AAAAAAAAAOs/K6V7qPXtctU/s320/iskenderpa%C5%9Fa1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;1&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Mustafa Bey oğlu İskender Paşa”ya ait (938) tarihli Vakfiye’sinin bazı dua cümleleri hariç olarak tercümesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamdüsena ol allahü azimüşşana mahsustur ki ziyâdar olan şeriat nurlar ile zulum karanlıklarını izale ve şeri delillerle hükümleri beyan ve âyeti aliyyesile helal ve haramı iyzah eyledi ve mahlûkatın ulusu Hazreti Muhammed'le İslâmi ızhar eyledi. Cenabı Hak'kın salat ve selâmı sabah akşam Hazreti Muhammed'le âl ve ashabi üzerlerine olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamdüsena ve salatü selâm vecibesini edadan sonra : Muhakkak dünya meserret karargâhı değil, aldatıcı bir yer ve kaçılacak bir mahal olup, karar kılacak yer değildir. Nimetleri zevale mâruz ve içinde oturanlar göçücü misafirlerdir. Fevz ve necat sahipleri dünyayi kendileri için azık edinenlerdir ve ihtiyaç zamanı için azık iddiahan ve infak edenlerdir. Vakıf dahi bir hasenedir. Faideleri sağlık ve ölüm hallerinde yenilenir nitekim Seyyidimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem (İZA MATE…) hadisi şerifile sadakati cariyeye teşvik buyurmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenabı Hak dahi büyük emirlerin emiri fukara ve yetimlerin yardımcısı hayrat ve hasenat sahibi ulema, suleha, sadatın muhibbi Mustafa Bey oğlu Hazreti İskender Paşa'yı tevfikına mazhar kılınca fukaraya hayırlı yardımı ulema ve sulehaya izzet ve ikrami hasebile çokça ecir ile mükâfet buyursun. İnsan yediğini tüketmiş, giydiğini eskitmiş, tasadduk ettiğini ibka etmiş olduğunu anladı da kalbi selimden maada mal ve evlâdın faide menfaat vermediği kıyamet gününde aziym olan Cenabı Hak'kın sevabını talep ve elim olan azabından kaçınarak bu vakıfların sudurine kadar elinde ve tahti tasarrufunda ve havzei temellükünde bulunan halis ve safi emvalini niyeti halisa ve taviyyeti safiye ile vakıf ve habis ve tebid ve tasadduk eyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakfedilen Şeyler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 - Trabzon Beldesi'nde Kale haricinde bedesten kurbunda Hacı Kasım Mescidi mahallesinde kâin şimali tarikiâm kıblesi kenisani oğlu kuyumcu mihal milki ve yani oğlu ruhban milki şarki Abdullah oğlu Hamza milki garbi dalakçı kiryakos milki ile mahdut biri erkeklere diğeri kadınlara mahsus olmak üzre bilcümle hukuk ve levahik ve taraik ve tevabii ile iki hamamın tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 - İskele kurbunda kâin şimali deniz şarki ve garbi tarikiâm kıblesi muazzame hatun vakfı ile mahdut dördü fevkani ve mütebakisi tahtani olmak üzre sekiz hücreyi müştemil mahzenin bilcümle hukuk ve levahiki tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 - Vâkıfın İpekçi Yakup'tan satın aldığı kıblesi Hacı Kasım milki şarki Halepli Hoca Semman oğlu Hoca Mehmet milki garbi merkum yahşi Ali vakfı şimali tarikiâm ile mahdut dükkânın tamamı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-2368474844494629128?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/2368474844494629128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=2368474844494629128' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2368474844494629128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2368474844494629128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/07/iskender-pasa-vakfi-vakfiyesi_1124.html' title='İSKENDER PAŞA VAKFI VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SlNWj_VRBlI/AAAAAAAAAOs/K6V7qPXtctU/s72-c/iskenderpa%C5%9Fa1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-5441062539639999162</id><published>2009-07-07T07:03:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T00:46:48.625-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İskender Paşa Vakfiyesi'/><title type='text'>İSKENDER PAŞA VAKFI VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/search?updated-max=2009-07-07T07%3A06%3A00-07%3A00&amp;amp;max-results=3"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355719118200555426" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 238px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SlNWKYUcx6I/AAAAAAAAAOk/mJy-349vi2Q/s320/iskenderpa%C5%9Fa2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;2&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4 - Vâkıfın bina edip garbi ve şimali tarikiâm şarki nalbant dükkânı kıblesi Acem oğlu Mehmet milki ile mahdut hücre ve dükkânlar ile birlikte hanın tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 - Kıblesi firenk hısarı yanındaki sokak, şimali deniz sahili garbi zağraf mahallesi ile mahdut fevkani bir odayı ve tahtani bir mahzeni müştemil ve berkoz namile müştehir menzilin bilcümle hukuk ve levahik ve tevabii ile tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 - Zağraf Mahallesi'nde kâin kıblesi kuyumcu homrik milki şarki deniz şimali İskender milki ve zimmi bahçesi garbi tarikiâm ile mahdut mahzenin tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 - Deniz sahilinde kâin kıblesi tarikiâm şimali deniz şarki değirmendere suyu garbi kızıltaş ile mahdut biri büyük mağara diğeri küçük mağara namile meşhur iki mağaranın ve bu mağaraların yanında bir kıta mezreaanın tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 - Rize kasabasında kain biri mezbur kasabanın yefa mahallesinde vaki kıblesi akar su şarki ve şimali Todros oğlu kalinkoyofa milki garbi tarikiam ile mahdut ve suyu dağden cereyan edip mezbur kalinko tarlasına gider ve diğeri mezbur kasabasının ruşen mahallesinde derviş değirleni namile maruf ve yavastohloz milkinde vaki kıblesi ve şimali mezkür yavasto milki ile mahdut iki değirmenin bilcümle hukuk ve taraik ve tevabii ile tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 - Of Nahiyesi'nde deniz kenarındaki mahzenler kurbunda bina edip mezbur vâkıf babası Mustafa beyin ruhi için kuran okunmasına tahsis eylediği ve tilavetini camiinin imamına şart eylediği değirmenin tamamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 - Câmiin hariminde vaki meyveli ağaçlarla birlikte bahçenin tamamını camiinin hademesine şart eyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vakıfların galle ve varidatından mezbur beldenin (Trabzon) şark meydanında vâkıfın bina eylediği camiinin mesalihi ile mezbur camiin civarında bina eylediği medresinin mesalihine tayin eyledi. Vâkıf vakfının tevliyet ve nezaretini Yusuf oğlu Hacı Hüseyin'e sonra batnen bade batnin ve neslen bade neslin vâkıfın oğullarının erşedine eğer bunlar münkarız olursa vakıfın utekasının aslahına eğer bunlarda münkarız olursa o zamanki hakimin münasip ve layık gördüğü kimseye şart ve tayin eyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıf vakfın mahsulatından tevliyet ve nezaret hizmeti için yevmiye on dirhem tayin eyledi ve medresenin tedris hizmetini sağ oldukça ve nez, edilmemek şartı ile âlim, Fazıl Mevlâna Hacı Halil'e şart edip tedris hizmetine mukabil zamanında geçer akça yevmi on dirhem tayin eyledi. Mezbur camideki imamet hizmetine yevmiye beş dirhem, hitabet hizmetine yevmiye dört dirhem ve mezkur camideki müezzinlik hizmetine yevmiye dört dirhem ve mezbur camiin tenvir ve sair yayğılarını yaymak ve temizlik hizmeti için yevmiye iki dirhem, cami mahfilindeki reise bir dirhem, Cuma günü mezbur cami mahfilinde Kur'an okuyan dört nefer kurraye iki dirhem tayin eyledi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-5441062539639999162?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/5441062539639999162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=5441062539639999162' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5441062539639999162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5441062539639999162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/07/iskender-pasa-vakfi-vakfiyesi_07.html' title='İSKENDER PAŞA VAKFI VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SlNWKYUcx6I/AAAAAAAAAOk/mJy-349vi2Q/s72-c/iskenderpa%C5%9Fa2.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-2872473574062019746</id><published>2009-07-07T06:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T00:48:27.209-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İskender Paşa Vakfiyesi'/><title type='text'>İSKENDER PAŞA VAKFI VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/07/iskender-pasa-vakfi-vakfiyesi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355718463361884178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 302px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SlNVkQ2voBI/AAAAAAAAAOc/h309baHqHJk/s320/iskenderpa%C5%9Fa3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vâkıfın kabrinde her gün birer cüz okuyan üç nefer kurraya üç dirhem tayin eyledi. Mezbur camiin hasır ve yağına bir dirhem tayin eyledi. Şadravan ve helayıtemizleyen kimseye yarım dirhem, kitabet hizmetine yevmiye üç dirhem, cibayet hizmetine yevmiye üç dirhem tayin eyledi. İşbu cihetler mütevelliye arzedilmedikçe kaziye arzedilmemesini şart eyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakfın mahsulatı masraflarına sarf edildikten sonra artan fazla cami ve medresenin rekabeleri hıfzedilmesini ve o fazladan hiç bir kimsenin infak edilmemesini şart ederek eimmeden cevazına kail olanların ictihatlarına binaen rucu ve dava ve lüzumine hüküm gibi tescil şartlarına riayet ettikten sonra sıhhat ve lüzumuna hükmedilmiş müseccel bir vakfı sahihi şer'i ile vakıf ve habis eyledi. Binaen aleyh evkafi mezküre bir vakfı lâzım oldu, satılamaz, rehin verilemez ve alınamaz, hibe edilemez varislerinin hayırlısı olan Cenabı Hak kürei arza ve üzerindekilere vâris olduğu tazahur edinceye kadar kimseye miras kalamaz. Vâkıfın ecir ve sevabi hayyü mübin sıfatlar ile muttasıf olan cenabı hakka aittir. Bunları duyduktan sonra her kim tebdil ederse vizruvebali tebdil edenlere aittir. Bu vakfiye dokuz yüz otuz sekiz senesi muharrem ayının gurresinde cari olup yazıldı.&lt;br /&gt;--------------------&lt;br /&gt;Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakfiye 590 Numaralı Defter'in 213. sayfa, 187. sırasında kayıtlı (651. numaralı defterin 30. sayfa, 2. sırasında da kayıtlıdır.) &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-2872473574062019746?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/2872473574062019746/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=2872473574062019746' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2872473574062019746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2872473574062019746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/07/iskender-pasa-vakfi-vakfiyesi.html' title='İSKENDER PAŞA VAKFI VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SlNVkQ2voBI/AAAAAAAAAOc/h309baHqHJk/s72-c/iskenderpa%C5%9Fa3.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-8576385601733709576</id><published>2009-06-22T07:00:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T00:49:17.694-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rodoslu Ahmed Ağa Vakfiyesi'/><title type='text'>RODOSLU AHMED AĞA VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/rodoslu-ahmet-aga-vakfiyesi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350151825105559810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 193px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sj-OvRXTIQI/AAAAAAAAAOM/1y28sU_pXOc/s400/Vakfiye-iRodos.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-8576385601733709576?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/8576385601733709576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=8576385601733709576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/8576385601733709576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/8576385601733709576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/rodoslu-ahmet-aga-vakfiyesi.html' title='RODOSLU AHMED AĞA VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sj-OvRXTIQI/AAAAAAAAAOM/1y28sU_pXOc/s72-c/Vakfiye-iRodos.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-6978455018931770194</id><published>2009-06-03T00:42:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T01:55:11.591-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vakfiye (Sultan II. Bayezid)'/><title type='text'>VAKFİYE (SULTAN II.BAYAZİD)</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/vakfiye-sultan-iibayazid.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343004299483739218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 248px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYqGhgc9FI/AAAAAAAAAOE/bRYMLxjXmVg/s400/a-2008_2-2_177.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sultan II. Bayezid (1481 - 1512) tuğralı.h.888 (1483) tarihli.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Altınla çekilmiş tuğrasının kenarları çok ince siyah mürekkeple tahrirlenmiş. Tuğranın iç ve dış beyzesi ile kürsü kısımları bulut, yaprak ve çiçek motifleriyle tezhiplenmiş. Alt kısmında kadıların tasdiki yer almakta. Vakfiyenin üst kısmındaki serlevha altın, lacivert, siyah ve bordo renkte döneminin tüm özelliklerini taşıyan motiflerle tezhiplenmiş. Serlevhanın ortasında Besmele yer almakta. Altın ve siyah mürekkep kullanılarak rık’a hatla yazılmış. “Öncelikle verdiği nimetlere karşılık Allah’a hamd ve Peygamber’imize ve arkadaşlarıma selamla başlar. İlim tahsil etmenin önemi, hayır ve bir malı başkalarının yararına olarak vakfetmenin önemi, hayır ve bir malı başkalarının yararına olarak vakfetmenin ehemmiyetinden bahsedilir. Dünyada ne ekilirse (ne iyilik yapılırsa) ahrette onun biçileceği belirtilir. Allah’ın rızasını gözeterek Defterdar Ahmed bey B. Abdullah’ın malını vakfettiğinden ve Allah’ın mükafatını kat kat vereceğinden bahsedilir. Vakfedilen yerin Dimetoka Nahiyesi’ne bağlı Ahmed Fakih diğer ismi Eceköy olan köyün tamamının olduğu belirtilir. Bundan sonra buranın alınıp satılamayacağı, mülk edinilemeyeceği ve miras bırakılamayacağından bahsedilir. Vakfın mütevelliliğini ölünceye kadar Ahmed bey kendisine hasr eder. Öldükten sonra nesilden nesile çocuklarına, bunların da nesli bittikten sonra kölelerinin en iyisine şart koşar. Bunların da nesli bittiği zaman o zamanın hakiminin seçeceği kişiye bırakır. Vakfa mütevelli olanların vakfa sahip çıkması ve hasılatlarını toplama görevi verilir. Vakfın gelirlerinin de bir takım görevlilere verilmesini şart koşar: - Gelirlerin bir kısmını kendisine şart koşar. - Otuz dirhemini mezarının başında hergün 12 adet İhlas Suresi’ni okuyup ruhuna hediye eden kişiye şart koşar. - Otuz dirhemini Kuran okumak için mezarına gelen kişilere mezarın kapısını açan, kapayan ve kandillerini yakan kişi ile kandil yağı ve hasır masrafı için şart koşar. - Otuz dirhemini vakfın rakabesine (ana parasına) şart koşar. - Bir kısmını dönemin naibm (hakim)lerinin yiyecek içecek ihtiyacı için şart koşar. - Sonra Müderris (üniversite hocası) Kasım’ı vakfına mütevelli tayin eder. Sonra buraların vakfedildiğine dair mahkeme kayıtları tutulup şahitlerin şahitliklerine müracaat edilir. Böylece bu köyün kesinlikle vakfedildiğine kadı huzurunda karar verilir. Bundan sonra bu vakfı değiştirmeye çalışanların, bu yolda girişimde bulunanların Allah’ın cezasına müstehakk olacakları ve lanetleneceklerinden bahsedilir. Bu vakfı yapanın sevabının da Allah tarafından kat kat verileceği belirtilir.” Şahitler: Mevlana Muslihiddin El-Kesteli, Mevlana Muhyiddin el-Hac Hasan, Sinan b. Mehmed, İshak b. İbrahim Büyük Vezir, Mevlana Hamid, Sinanüddin es-Suyusi, Mesih b. Abdülbay, Ahmed Çelebi Fenerli, Mevlana el Hac Muslihiddin Abdullah, Davut b. Abdülvedud, Sinan Çelebi Ohrili, Mevlana Muhyiddin. 49 satır. 322,5 x 28,5 cm.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.rportakal.com/tr/urun-detayTR.asp?id=603"&gt;http://www.rportakal.com/tr/urun-detayTR.asp?id=603&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-6978455018931770194?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/6978455018931770194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=6978455018931770194' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/6978455018931770194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/6978455018931770194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/vakfiye-sultan-iibayazid.html' title='VAKFİYE (SULTAN II.BAYAZİD)'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYqGhgc9FI/AAAAAAAAAOE/bRYMLxjXmVg/s72-c/a-2008_2-2_177.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-1509207213981008149</id><published>2009-06-03T00:38:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T01:57:19.960-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mülkname-i Humayun'/><title type='text'>MÜLKNAME-İ HUMAYUN</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/mulkname-i-humayur.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343003080399709890" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 248px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYo_kEK5sI/AAAAAAAAAN8/roPp9Uai7ek/s400/a-2008_2-2_176-A.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mülkname-i Humayûn&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sultan III. Mehmed (1595-1603) tuğralı.h. 1004 (1595) tarihli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altınla çekilmiş tuğrası klâsik tarzda muhtelif renkte bulut motifleriyle tezhiplenmiş.Altın ve siyah mürekkep kullanılarak celî divanî hatla Konstantiniyye’de yazılmış. “Kanuni Sultan Süleyman döneminde vezir olan Mehmed Paşa’ya verilen ve ondan Lütfü Bey’e geçen Defteri Hakani’de kayıtlı olan Selanik Sidre Kadılıklarında Hortaç, Olgarunu, Zağlanya, Gülmerde, Rogarak, Doğancı Tikforum’da bulunan hudutları ve sınırları bütün hakları ile vaki, rüsumu örfiyesiyle malkiyeti belli olan çiftlikler, çayırlar, otlaklar, kışlaklar, ziraat olunur yerler ve bahçeler, Lütfü Bey’in vefatı ile kızı Sultan Zahide’ye intikal eder. Sultan Zahide’nin de vefatı üzerine yukarıda zikredilen yerler hukuk ve dine uygun olarak oğlu Mustafa’ya geçer. Kanuni Sultan Süleyman’ın da onayladığı bu mutasarrıf hakların Mustafa’ya verilmesini Sultan III Mehmed’inde onaylaması” hakkında. 13 satır.197,5 x 50 cm.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.rportakal.com/tr/urun-detayTR.asp?id=601"&gt;http://www.rportakal.com/tr/urun-detayTR.asp?id=601&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-1509207213981008149?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/1509207213981008149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=1509207213981008149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/1509207213981008149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/1509207213981008149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/mulkname-i-humayur.html' title='MÜLKNAME-İ HUMAYUN'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYo_kEK5sI/AAAAAAAAAN8/roPp9Uai7ek/s72-c/a-2008_2-2_176-A.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-9087311672763881578</id><published>2009-06-03T00:35:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T02:49:36.332-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Berat (Temlikname)'/><title type='text'>BERAT (TEMLİKNAME)</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/berat-temlikname.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343002354760339698" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 248px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYoVU2Q0PI/AAAAAAAAAN0/wgSdzYsm7J4/s400/a-2008_2-2_178.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sultan II. Bayezid (1481 - 1512) tuğralı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;h.888 (1483) tarihli. Altınla çekilmiş tuğrasının kenarları çok ince siyah mürekkeple tahrirlenmiş. Siyah mürekkep kullanılarak celî divanî hatla Edirne’de yazılmış. “Padişahın başarılı hizmetlerinden dolayı Dimetoka’ya bağlı Ahmed Fakih Köyü’nü mülk olarak istediği gibi kullanmak üzere Defterdar Ahmed Bey’e lütfeder. Bu mülkü satmak, kullanmak veya vakfetmek yollarından birini tercih etme hakkını da verir. Aynı zamanda bu malın kendi nesline intikal edeceği ve başkalarının buraya müdahele edemeyeceği” hakkında. Şahitler: Kazasker İbrahim b. Halil, Vezir Hafız b. Abdülhayy, Hazine-i Amire Defterdarı Abdullah b. Yusuf, Vezir Mesih b. Abdullah, Vezir İshak b. İbrahim, Kazasker Abdüsamed. 13 satır. 119 x 31 cm.Divan Şairi Ahmed Rıdvan (Tütünsüz Ahmed Bey) Ailesine ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.rportakal.com/tr/urun-detayTR.asp?id=604"&gt;http://www.rportakal.com/tr/urun-detayTR.asp?id=604&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-9087311672763881578?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/9087311672763881578/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=9087311672763881578' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/9087311672763881578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/9087311672763881578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/berat-temlikname.html' title='BERAT (TEMLİKNAME)'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYoVU2Q0PI/AAAAAAAAAN0/wgSdzYsm7J4/s72-c/a-2008_2-2_178.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-8219415845878762011</id><published>2009-06-03T00:25:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T02:50:45.745-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cezayirli Hasan Paşa Vakfiyesi'/><title type='text'>CEZAYİRLİ HASAN PAŞA VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/cezayirli-hasan-pasa-vakfiyesi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342999530458677826" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 397px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYlw7gRgkI/AAAAAAAAANs/4PXzbJoQV6o/s400/cezayirli.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-8219415845878762011?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/8219415845878762011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=8219415845878762011' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/8219415845878762011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/8219415845878762011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/cezayirli-hasan-pasa-vakfiyesi.html' title='CEZAYİRLİ HASAN PAŞA VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SiYlw7gRgkI/AAAAAAAAANs/4PXzbJoQV6o/s72-c/cezayirli.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-3404912183521414940</id><published>2009-06-02T23:42:00.000-07:00</published><updated>2009-06-02T23:48:39.899-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacı Abdülkerim Çelebi oğlu Kermozade Hacı Mehmet Ağa Vakfı'/><title type='text'>HACI ABDÜLKERİM ÇELEBİ OĞLU KERMOZADE HACI MEHMET AĞA VAKFI</title><content type='html'>İşbu vakfın sıhhat ve lüzumuna hüküm ettim Naib-i Mardin esseyid eşşeyh Osman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayat-ı kerime ve ehadis-i şerife mucibince sahib-i hayrat ve hasenata talib efhar-i huccacdan ve tüccear-ı mü'temineden esseyid el-Hac Mehmet Ağa ibnil-merhum el-Hac Abdülkerim çelebi niyyet-i halisa ile işbu vakfın hiyn-i suduruna değin irs ve şira ve bina ve imaretle yedinde mülk ve taht-ı tasarrufunda bulunan Babus-Savur Mahallesinde vaki kıbleten molla Ahmet ağa zade veresesinin mülküne ve şarkan ve şimalen tarik ve ğarban Mehmet bini Abdi mülküne ve tamamı hacı Hüseyin oğullarının mülküne mahdut iki sekili karğirden bir hücre ve dahilinde bir kiler ve hücreye muttasıl bir oda ve oda üzerindeki karğirden bir manzara ve oda canibindeki büyük mahzen ve ahur ve odaya muttasıl sofa dahilinde saman odası ve ahur üzerindeki sofa ve dahilinde bulunan iki manzara ve hücre canibinde ve şark tarafında vaki üç muslibeli matbah ve matbaha muttasıl sofa ve içeride bulunan havlidaki dört muslibeli bir oda ve dahilinde bir kiler ve üzerindeki sofa ve ittisalinde bulunan karğirden manzara ve sofaya muttasıl yine karğirden manzara ve manzara altında bir kiler ve üç su kuyusu ve üç apdesthane ve yine Develikte kain iki maslibeli karğirden hane ve dahilindeki kiler ve karğirden bir matbah ve su kuyusu ve mezkur haneye muttasıl harabe ve iki maslibeli hane ve oniki maslibeli Develik ve yine kıbleten hacı Hüseyin oğullarının mülkü ve ğarban ve şimalen tarik ve şarkan turşu hanesi ve tamamı tarik ile mahdut iki maslibeli hane ve Hasanammar çarşısında vakı kıbleten ve şimalen tarik ve şarkan molla Yusuf kaşuh zade. veresesinin mülküne ve ğarban kaşuh zade hacı Mehmet mülküne mahdut üç bap dükkan ve yine mezkur çarşıda vakı' kıbleten ve şimalen tarik ve sarkan nahce zade İsmail efendi mülküne ve ğarban camiin vakıf dükkanına mahdut keza üç bap dükkan ve sofaları ve Çerbi çarşısında vaki kibleten ve ğarban ve şimalen tarik ve sarkan Reşide hatun mülküne mahdut dükkanın mecmuu ve Dülğer çarşısında vafı kıbleten ve şimalen tarik ve şarkan ibni Medo mülküne ve ğarban evladı hacı Hüseyin mülküne mahdut cemii dekakin ve ispahi çarşısında vaki kıbleten hacı abdal oğlu mülküne ve şarkan ve şimalen tarik ve ğarban Ahmet Kümas veresesinin mülküne mahdut dükkanın mecmuu ve yine İspahi çarşısında vaki kıbleten hacı Hüseyin oğulları mülküne ve sarkan Mehmet Abdülkerim mülküne ve tamamı hacı Hüseyin oğullarının mülküne ve ğarban tarik ve şimalen Mehmet Said ağa ibni Yahya ağanın mülküne mahdut bir bap dükkan ve sukul kebirde vaki kıbleten ve şimalen tarik ve şarkan Seyid Ali dükkanına ve ğarban Hacı İsmail efendinin vakfına mahdut furun dükkanı ve ana muttasıl sağir dükkan ve yine suk-ı kebirde vaki kıbleten ve ğarban ve şimalen tarik ve sarkan molla Şümusi vakfına mahdut dükkan ve kasap duvarı ve yine suk-ı kebirde vaki kıbleten camii kebir vakıf dükkanına ve sarkan ve şimalen tarik ve ğarban Hasene hanımın mülküne mahdut dükkanın mecmuunu ve inek çarşısında vaki kıbleten hacı Hüseyin oğullarının mülküne ve şarkan dükkanil iskaf ve ğarban ve şimalen tarik ile mahdut yüksek kahvehane kurbündeki dükkan ve kahvehane altında kıbleten Hayyat mülküne ve şarkan şimasi hana esmero veresesi dükkanına ve ğarban tarik ve şarkan helvacı dükkanına mahdut dükkanın mecmuunu ve kazğancılar çarşısında vakı kıbleten tarik ve şarkan hacı Şaban kaşuh zade vakfına ve ğarban molla Yusuf kaşuhun kızları mülküne ve şimalen ispahi çarşısına mahdut bir bab dükkan ve demirciler çarşısında vaki kıbleten ve şimalen tarik ve sarkan azeb ağası vakfına ve garban kaşuh zade mülküne mahdut bir bap dükkan ve yine demirciler çarşısında vaki kıbleten ve şimalen tarik ve şarkan Hüseyin mülküne ve ğarban (..) ve yine şeyh Eminüddin mahallesinde vaki tariften müstağni mağristan cüneynesi demekle maruf bahçe ve yine şark tarafında vakı kıbleten ve ğarban ve şimalen tarik ve şarkan hacı Mahmut efendi mülküne ve tamamı Seyid Derviş mülküne mahdut re'sülmeydan demekle meşhur ve maruf olan bahçe ma'a kasır ve ma'i cari ile muhtelifül cins eşcar-ı müsmire ve ğayr-ı müsmireyi havi üzüm bağı ve sulu ve susuz tarlalarla müştemil bahçe ma'a develik ve reşmel karyesinde kain kıbleten nehri molla Davud ve şarkan Süleyman bahçesi ve ğarban Semo şami veresesi mülküne ve şimalen haco mülküne mahdut eşcar-ı müsmire ve ğayr-ı müsmireyi havi sulu ve susuz tarlaları müştemil bahçe ve harabe değirmen ve yedi gün itibarile Salı günü vakt-i asırdan çarşanba günü mağrib zamanına kadar ve Pazar günü tuluu fecirden yine mağrib zamanına kadar su nevbeti ve yine haftada Perşembe günü ikindi zamanından Cuma gününün tuluu fecrine kadar nısfı ma'i kebirden su nevbeti ve yine karye-i mezkurede kain kıbleten tarik ve sarkan Ali bini Ahmet elabdi ve İsmail Abdi mülküne ve ğarban hacı Mehmet Kaşuh zade mülküne ve şimalen Mustafa Memo mülküne mahdut ve büyük çeşmeden su nevbeti ve mecmuu kasırdan üç rubu' ve sulu ve susuz tarlaları havi bir kıta bahçe ve yakında vakı' Zengel değirmeni demekle maruf ve meşhur olan değirmenin oniki sehim itibarile yedi sehmini ve kasaba-i mezkürede kain çarcafı demekle maruf ve meşhur olan değirmenin oniki senimden iki selimi şayiini ve Diyarıbekirde vaki camii kebir kurbünda kain yenihan demekle maruf hanın nısfı şayiini cemi'i hudut ve kâffe-i merafık ve levahikları ile tevabi'ileri;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;Ez-ğayrı inas oğulları hacı Ali ağa ve Halil ve evlatlarına ve evladı evlad-ı evlatlarına batnen bade batnın cilen bade cilin üzerlerine vakf-ı sahih ve habs-i sarih  ile vakf ederek mevkufün aleyhlerinden birisi vefat ederse hissesi evladına ve evlad-ı evlad-ı evladına raci olmak ve derecelerinde olanları velevki ekseriyet olsun hisselerinde iştirak etmemek ve mevkufün aleyhim nesli inkıraz ederse vakf-ı mezkur tamamını vâkıf-ı mumaileyhin akreb-i asabatına badehu  nesakı mastur üzere evlatlarına ve evlad-ı evlad-ı evlatlarına ve zükür inkıraz ederse vâkıf-ı mumajleyhin kızlarına badehu nesakı mastur üzere evlatlarına ve evladı evlad-ı evlatlarına raci olmak üzre  şart tayin ve vâkıf-ı mumaileyh tevliyet ve Hakk-ı tararrufu evvelen nefsi nefisine ve bade vefatihinesakı mastur üzre olmak ve maazallah cümlesi inkıraz ederse evkaf-ı mezkurenin Mardinde camii kebirde kain Şafii camiine ve Melek Mahmut camii demekle maruf babus-sur camiine;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;Raci' olmak üzre şart ve tayin ve evkaf-ı mezkureyi mütevelli-i merkuman hacı Ali Ağa ve Halile teslim ve tescil ve emri vakf-ı mezkür itmam olunduktan sonra vâkıf-ı mumaileyh cemii musakkafat ve bahçe ve hanın ve hanelerin vakfından rücu' ve tekrar mülküne idhal ve vakıf ğayr-i sahih olduğunu ifade ve mütevelli-i merkuman hacı Ali ağa ve Halil dahi teslimden imtina' ve vakf-ı mezkurun sahih olduğunu bil-beyan yekdiğeri balayı kitapta hatt-u hatimi mevzu' hakimin huzurunda muhasama ettikten soma hakim-i mumaileyh dahi teemmül ederek elyevm miftabih Ebu Yusuf rahimehullahü taala kavline istinaden vakf-ı mezkurun sıhhatine hüküm ederek hane ve dekakin ve bahçelerle değirmenlerin sihamı ve hanın nısfı ve cemii emlak ve akarat-ı mezkureyi vakf-ı sahih-i müebbed ve habs-i sarih-i muhalled ile vakıf kaldığından taarruz ve tahvili muhal ve tağyiri adimül-ihtimal olup beyi' ve hibe ve irs ve rehin veiar ve istiar ve temlik ve temellükten masun kalarak vâkıf-ı mumaileyhin şart-ı hilafında hareket edenler femen beddelehu ayeti kerimesinin hükmüne dahilolmak üzre tahrir kılındı. 17/Zilkade/1266&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞUHUDÜL-HAL;&lt;br /&gt;-Molla Mehmet bini Yunus. Esseyid Yusuf efendi Haki zade. Molla Mehmet bini Abdülkerim çelebi. Esseyid Derviş Ömer efendi hindi zade. Sadun bini İbrahim çelebi. Ebubekir efendi hindi zade. Derviş ağa bini hacı Hüseyin hacı ğözü zade Esseyid Mehmet Sadık efendi imamı tekke Esseyid Fethullah Sami Ali efendi Ahi zade Muzaffer bini hacı İbrahim Halil bini hacı Hasan. El-hac Mustafa bini el-Hac. Abdüsselam Molla Bekiz bini hacı Ahmet ğözü. Derviş bey bini Ateş bey. Abdurrahman bini molla Mehmet Abdülkerim Molla İsmail bini Mustafa hacı Kasım zade Yusuf oini Bekril-musli. Es'ad efendi bini Zeyni efendi. Molla Abdülkadir külahlı. Adem efendi bini Bekir efendi hindi zade. Mehmet Emin berber cumazade. Vâkıf-ı muma ileyhin ism-i mesbukı olan kıbleten molla Ahmet ağa zade veresesinin mülküne ve şarkan ve şimalen tarik ve ğarban Mehmet bini Abdi ve tamamı evlad-ı hacı Hüseyin mülküne mahdut hanede bila zevc seyyibe ve bakire olan sıbiyanın dahi hakk-ı süknaları olmak ve evlatlarının neslinden olan keza bila zevc seyyibe ve bakirelerin dahi mezkur hanede hakk-ı süknaları bulunmak üzere şart ve vâkıf-ı mumaileyh müsakkafat ve bahçelerin varidatından ikiyüz elli kuruş ifraz ve meblağ-ı mezkurdan otuz kuruşu beher sene camii kebirdeki şafıi camiine ve yirmi kuruş her sene bir hacı ile medine-i münevvereye irsal ve orada sarf etmek ve ikiyüz kuruşun dahi akrabadan olan fukaraya mütevelli hacı Ali ağa ve Halil marifetile vakıfnamede zikrolunduğu üzre sarf etmeğe şart eylediğini mübeyyin şerhdir. 15 Mayıs 69&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kema fıl-emir Naibi Mardin Mehmet Feyzi&lt;br /&gt;--------------------&lt;br /&gt;* 611 numaralı defterin 143. sayfa 149. sırasında kayıtlı Mardin'de "Hacı Abdülkerim Çelebi oğlu Kermozade Hacı Mehmet Ağa Vakfı" na ait 1266 tarihli vakfiyenin aynen örneğidir.&lt;br /&gt;* İşbu vakfiye Müdüriyeti umumiyenin 24/Mayıs/928 tarihli ve 49911/1-143 numaralı tahriratına müsteniden kayıt edilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-3404912183521414940?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/3404912183521414940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=3404912183521414940' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/3404912183521414940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/3404912183521414940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/06/haci-abdulkerim-celebi-oglu-kermozade.html' title='HACI ABDÜLKERİM ÇELEBİ OĞLU KERMOZADE HACI MEHMET AĞA VAKFI'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-6871523550811559088</id><published>2009-04-28T13:39:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T02:52:02.581-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İstinye Neslişah Sultan Camii Şerifi Vakfiyesi'/><title type='text'>İSTİNYE NESLİŞAH SULTAN CAMİİ ŞERİFİ VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/04/istinye-neslisah-sultan-camii-serifi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329846878709459442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 173px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sfdrf1izqfI/AAAAAAAAANk/9aH-_VP-peg/s200/neslisah-sultan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bilindiği gibi Neslişah Sultan Camii 1540 (H.947) yılında Sultan 2. Bayezid'in kızı Neslişah Sultan tarafından yaptırılmış İstinyenin en eski tarihi eserlerinden biridir. (Bugün cami'in haziresinde bulunan ve Neslişah sultana izafe edilen mezar da kanaatimce O'na ait değildir.) Cami'in 2. katına çıkan merdivenin duvarıda bulunan ve camiin banisi Neslişah Sultan' ait olan vakıf kitabesini azami bir çaba ve titizlikle yeni yazıya çevirdim. Kitabede görüldüğü gibi yazı hem çok girift, hem de bitki motifleri ile süslendirilmiş olduğundan beni bayağı uğraştırdı. Fakat sonuçta İstinyenin 500 yıl kadar da olsa uzak geçmişine bir pencere açmış isem bundan mutlu olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Vakfiyede bahsi geçen ''Mahruse-i Kostantiniyye'' bildiğiniz gibi, sur içi İstanbulu'dur. Hubyar mahallesi ise, Sirkeci'de Büyük Postane civarındaki mahallenin adıdır ki halen aynı adla anılır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;(Hobyar mahallesi) Ayrıca Fatih İlçesi sınırları içinde de bir Hobyar mahallesi vardır. Şimdi Sulukule olarak bilinen yerin gerçek adı da Neslişah sultan mahallesidir ki halen resmi adı öyledir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karye-i İstinyede Neslişah sultan Bint'i Mehmed Bey bina etdi(ği) bu cami'in vakfı kim: Mahruse-i Kostantiniyyede&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kurb- Bab-ı Yehudda, Hubyar Mahallesinde, dört ev ve bir hücre-i sağir ve bir furun ve dükkan,Ve iki ğurfe ve kuyu ve muhavvata müştemildir. Mütevelli mahsulünü imamına ve huttabına ve mektebde talim eden azz'e, yevmiDört akçe vire, ve ezan ve hilafet edene iki akçe vire, ve sala hizmetin edene bir akçe, ve kayyumunaBir akçe vire, İmama ve müezzine ve kayyuma ve karye-i mezburede olan Kürkçü Mescidi imamına ve müezzinine, her sabahCamide cem olub bir cüz tilavet etmek içün birer akçe vire. Ve her senede şem' içünİkiyüzaltmış akçe. ve şem....içün yüz akçe harc ide. Ve hasr baha yevmi nısf dirhem vire. Ve mütevelli hak-kı tevellite iki akçe ala.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ve cami kurbünde olan evde imam iskan olub, şark canibinde olan bağı tasarruf eyleye. Ve mekteb canibinde olan evde müezzin iskanOlub, garb canibindeki bağa mutasarrıf ola. Ve kadı olan nazır olub her senede mütevellinin hesabın göre. MukabelesindeYüzyirmi akçe ala. Ve mütevelli masrafdan ziyade gelen mahsulü zabt eyleyüb vech-i makul üzere tamire ve termime harc ide.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Baki kalan, vech-i merkum üzere tilavet ecrine sarf ide. Lanet ol kimseye ki vazife-har olub bunun ile amil olmaya.&lt;br /&gt;Transkripsiyon Yusuf Ziya AYTÜRK&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;LUGATÇE&lt;br /&gt;Karye: Köy &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nısf: Yarım&lt;br /&gt;Binti: Kızı &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mütevelli: Vakıf yöneticisi&lt;br /&gt;Mahruse.: Korunmuş , muhafaza edilmiş, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tevellit: Mütevellilik hizmeti&lt;br /&gt;Kostantiniyye: İstanbul &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Canib: Yön, Taraf&lt;br /&gt;Kurb-ü Bab-ı Yehud: yahudi kapısı yakınında &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mutasarrıf: Tasarruf eden, Kullanan&lt;br /&gt;Sağir: Küçük &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Termim: Tamir etme, Onarma&lt;br /&gt;Gurfe: Köşk, çardak &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Merkum: Adı geçen, Zikredilen&lt;br /&gt;Muhavvata: Duvar ile çevrili &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vazife -Har: Vazifeli olan&lt;br /&gt;Mü ştemil: İhtiva eden içeren&lt;br /&gt;Mezbure: Adı geçen&lt;br /&gt;Tilavet: Kur'n okuma&lt;br /&gt;Şem': Mum&lt;br /&gt;Yevmi: Günlük&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-6871523550811559088?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/6871523550811559088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=6871523550811559088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/6871523550811559088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/6871523550811559088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/04/istinye-neslisah-sultan-camii-serifi.html' title='İSTİNYE NESLİŞAH SULTAN CAMİİ ŞERİFİ VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sfdrf1izqfI/AAAAAAAAANk/9aH-_VP-peg/s72-c/neslisah-sultan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-2534543954052521870</id><published>2009-04-26T04:08:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T02:53:25.121-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sûret Baba Vakfıyla İlgili Ferman'/><title type='text'>SÛRET BABA DERGAHI VAKFFIYLA İLGİLİ FERMAN</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/04/suret-baba-dergahi-vakffiyla-ilgili.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328970947365502546" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 178px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SfRO17AY_lI/AAAAAAAAANM/FUav6lmBjuw/s200/162.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;YAZI: 10 Rabiyel evvel sene 990 (Mart 1582), Padişah 3. Murad dönemi, Sadrâzam KocaSinan Paşa, İrân’da Şâh 1. Tahmasb’tır. O yıl, Osmanlı– İran savaşı bütün hızıyle sürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;KİMDEN:Padişah’tan&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;KİME:Hamid (Isparta) Beği’ne ve Eğridir Kadısına Hüküm&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;KONU: Eğridir’de Sûret Baba Zafiyesi şeyhi bu vakfı vakfedenin koşullarına göre yönetmediği için vakfın durumu kötü olduğu, bu zaviyenin iyice denetlenmesi için yetkili kişilere verilen buyruldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELGENİN MEÂLİ: Hamid Beği’ne, Eğridir Kadısı’na Hüküm ki,&lt;br /&gt;Şeyh Mustafa nâm kimesne dergâh–ı muallâma (saraya) gelüb Eğridir kazâsında Sûret Baba Zafiyesi’sinin dedesi olub evkef–ı mezbûre (yukarıda adı geçen)de hilâf–ı şart–ı vâkıf (vakf eden kişi’nin koşulu) ba’z–ı cihât olınmamağla vakıf gadr olınmışdır (zarara uğrama) deyû bildirdiğin men’ olınmasın emir idüb Buyurdum ki, Vardıkda evkaf–ı mezbûrenin (yukarıda adı geçen) sahih ve ma’mûlün bih (yürürlükte olan düzen) vakfiyyesin (bir vakfın koşullarını bildiren tutanak) gönderdüb dahi hilâf–ı şart–ı vâkıf (vakf edenin koşullarınakkarşı) nemakule (ne söylenmiş) cihât olınmış ise ref’ idüb hilâf–ı şer’–i şerif (şeriata karşı) ve şart–ı vâkıf (vakıf edenin koşulları) min ba’d–i cihet (bundan böyle) olınmakdn hazer eyliyesin (sakınasın).&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-2534543954052521870?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/2534543954052521870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=2534543954052521870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2534543954052521870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2534543954052521870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/04/suret-baba-dergahi-vakffiyla-ilgili.html' title='SÛRET BABA DERGAHI VAKFFIYLA İLGİLİ FERMAN'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SfRO17AY_lI/AAAAAAAAANM/FUav6lmBjuw/s72-c/162.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-1226773798244389260</id><published>2009-03-15T12:43:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T02:55:13.289-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mehmet Süheyl Efendi Vakfı'/><title type='text'>MEHMET SÜHEYL EFENDİ VAKFI</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/03/mehmet-suheyl-efendi-vakfi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313509022210153826" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 225px; CURSOR: hand; HEIGHT: 180px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sb1gTbOrXWI/AAAAAAAAAM0/_UUSq8uqQXc/s400/MehmetS%C3%BCheylEfendi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Osmanlı’da maliye bakanları geleneksel olarak varlıklı kişilerden seçildiğinden hazinedarlık görevine getirilir. Devlet-i Âliye’de önemli vazifeler üstlenen Mehmet Süheyl Efendi, servet sahibidir. Mirasını 1794’te vakfeder. Üç yıl sonra da hayata gözlerini yumar. Süheyl Efendi’nin İzmir, Aydın ve İstanbul’da bulunan binlerce dönümlük arazisi evlatlarına kalır. Tuzla’daki Karaağıl Çiftliği de bunlardan biridir. O günlerde Osmanlı hazinesini yöneten Mehmet Süheyl Efendi’nin mirası üzerinde bugün Formula 1 pisti bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Osmanlı padişahı III. Selim’in maliye bakanı olan Mehmet Süheyl Efendi kalemden yetişir. Divan-ı Hümayun’da darphane emini olur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tuzla’daki (İstanbul) Akfırat beldesinde bulunan Karaağıl Çiftliği, 1794’te kurulan Mehmet Süheyl Efendi vakfına ait beş gayrimenkulden biri. Vakfın yöneticileri, alınıp satılan arazilerin vakfa ait olduğunu söyleyerek uyarıyor: “Arazi satın alanlar arazi mafyaları ve birtakım kişilerce kandırılıyor. Alanlar bir gün bu arazileri geri verecek ya da taviz bedeli ödeyerek yeniden vakıftan satın almak zorunda kalacak.”&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karaağıl Çiftliği, 1092-1093-1094 numaralı parsellerden oluşuyor. Tapu kayıtları arazilerin Mehmet Süheyl Efendi vakfına ait olduğunu gösteriyor. Formula 1 yarışlarının yapıldığı alan 1092 ve 1093 numaralı araziler üzerinde. Yani kağıt üstünde vakfa ait. Ancak, Formula 1 yarışları için Vakıflar İdaresi ile Formula 1 İstanbul Yatırım AŞ arasında imzalanan anlaşmada Mehmet Süheyl Efendi Vakfı tasarruf hakkına sahip değil. Vakıf evlatları ise sözleşmeyi doğmamış kabul ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tasarruf haklarının gasp edildiğini belirten vakıf mirasçılarının uğradığı ‘mağduriyetler’ bununla sınırlı değil. Yine vakfa ait olan Formula 1 pisti etrafındaki 1094 numaralı parselde bulunan 18 bin dönüm arazinin büyük bölümünü başkaları kullanıyor. Vakıf evlatları arazilerinin işgale uğradığını düşünüyor. Vakfın önde gelen bir ismi “Arazilerimizin tapularını birtakım kişiler usulsüz şekilde üzerlerine geçirdi. Başlangıçta yirmi olan usulsüz tapu maliklerinin sayısı ölümler ve veraset intikalleriyle seksen kişiyi buldu.” diyor. Vakıf evlatları Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 1971 yılında dava açıyor. 1094 numaralı parselle ilgili dava ise hâlâ sürüyor. Bu arazi üzerinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir kararı olduğu halde arazi satışları devam ediyor. Adını vermek istemeyen bir vakıf yetkilisi “İnsanlar Formula 1 bahanesiyle aldatılıyor. Birtakım kişiler yetkililerin gözü önünde kendilerine ait olmayan toprakları başkalarına satıyor.” diyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vakfın şu anki mütevellisi evlatların en büyüğü olan ve 51 senedir Amerika’da yaşayan Dr. Naci Yıldızalp. Dr. Yıldızalp’ın babası Haydar Yıldızalp vakfın sabık mütevellilerinden. Mütevellilik hakkını aldıktan kısa bir süre sonra vefat etmiş. En büyük çocuk olduğu için başkanlığa getirilen Dr. Naci Yıldızalp, Amerika’daki işlerinin yoğunluğu nedeniyle yönetimi akrabası Adnan Uluğ’a devrediyor. Ancak 1999 senesinde emekli olup Türkiye’ye döndüğünde, Adnan Uluğ’un istifa ettiğini, on sene mütevelli tayini yapılmadığı gerekçesiyle vakfa devletin el koyduğunu öğreniyor. O günleri anlatan Dr. Naci Yıldızalp “Tüm ailemiz İstanbul’da yaşamasına rağmen vakfın hiçbir evladı yoktur gerekçesiyle vakfımıza el kondu.” diyor. Mütevelliliğin, hem bir hak, hem de bir manevi görevi olduğunu anlatan Naci Yıldızalp, “Vakfımızı geri almak için Ankara 5. İdare Mahkemesi’nde dava açtık ve kazandık. Buna rağmen vakfın yönetiminin aileye neden devredilmediğini hâlâ anlayabilmiş değiliz” diyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Otuz beş senedir hukuk mücadelesi verdiklerini belirterek, “Vakıf gayrimenkullerinden Karaağıl Çiftliği’nin bir kısmı üzerinde Formula 1 yarış pisti yapılmasına karar verildi ve inşaata başlandı. Ancak vakıf yönetimine hiçbir şey sorulmadı. Karaaliler Çiftliği’nin öteki parselleri de vakıfla ilgisi olmayan kişilerin üzerine usulsüz olarak tapulandı.” diyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karaağıl Çiftliği’nin en büyük bölümü olan 1094 numaralı parselde yaz mevsimiyle birlikte arazi satışları arttı. Kıymete binen araziler üzerindeki rantı anlamak için geçmişe bakmakta fayda var. Karaağıl Çiftliği 1949 yılında giren Orman Kadastrosu sonucu “Karaağıl Devlet Ormanı” olarak vasıflandırılmış. Orman ilân edilen çiftliğin kendilerine ait olduğunu savunan Mehmet Süheyl Efendi Vakfı yönetimi, o dönemde buna itiraz etmiş. Orman İdaresine dava açmış. 16 yıl süren davanın sonucunda mahkeme, hukukta değişmez ve kesin hüküm anlamına gelen kaziye-i muhkime ile çiftliğin vakıf mülkü olduğuna karar vermiş. Orman İdaresinin tahdit ve haritası vakıf lehine iptal edilmiş. Ancak, 1967 yılında yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları esnasında vakıf arazisinin büyük bir kısmı boşluktan istifade eden başka kişiler adına tapulanmış.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hukuki yollara başvuran vakıf evlatları “sahte tapu malikleri” olarak tanımladığı kişilere 1971 yılında dava açmış. 1094 numaralı parseli kapsayan dava hâlâ sürüyor. Tuzla Kadastro Mahkemesi’nin 3 Mayıs 2005’te aldığı kararla söz konusu parseli orman vasfından çıkarması ancak arazilerin tasarruf yetkisinin vakfa ait olduğunu görevi gereği ifade etmemesi gri bir alan oluşturmuş. Üzerinde Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1971’te aldığı ihtiyati tedbir kararı olduğu halde arazi satışları daha da hızlanmış durumda. Arazi spekülatörleri rant arazileri etrafında cirit atıyor. Medya ve sermaye çevrelerinden imtiyazlı kurum ve kişilerin de arazi aldıkları ileri sürülüyor. Akfırat Belediye Başkanı Yıldız üzerinde ihtiyati tedbir konan araziler için inşaat ruhsatı vermeyeceklerini söylüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sorunların Osmanlı’dan kalma bir vakfın Cumhuriyet Türkiyesi’ne geçiş problemi olarak tarif eden Dr. Naci Yıldızalp “Mütevellilik hakkınızı ispat etmek için mahkemeye başvuruyorsunuz. Vakıflar İdaresi’ni de hasım gösteriyorsunuz.” değerlendirmesinde bulunuyor. Bir başka vakıf evladı ise Formula yetkililerine ulaşma imkanımız olduğu halde devletle kavgalı gözükmemek için aile geleneğini ön planda tutuyoruz ve bunu yapmıyoruz” diyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;iki kez "İdare" tarafından zapt edilen, yani karar yetkisi elinden alınan Mehmet Süheyl Efendi Vakfı'nın devletle mirasçılar arasında gidip gelen öyküsü oldukça ilginç. Vakıflar Kanunu'nda vakıflar ve yönetimi iki şekilde tanımlanıyor. Vakfın yönetimi vakfeden kişinin evlatlarına bırakılmışsa buna "mülhak vakıf" deniyor. Mülhak vakıflarda gelirlerin ya da işlerin yönetimi tamamen vakıf evlatlarınca ve vakıf senedi çerçevesinde yapılıyor. Mülhak vakıflar kanunen ve fiilen hizmetlerini yerine getiremediğinin görüldüğü durumlarda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından zapt ediliyor. Bu şu anlama geliyor. Mazbutaya alınan vakıflar gelirlerden pay almakla birlikte yönetime karışamıyor. Yani tamamen devlet idaresi tarafından yönetiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mehmet Süheyl Efendi Vakfı ilk kez 1963 yılında mazbutaya alınıyor. Danıştay'a yapılan itiraz sonucu 1964 yılında mazbutiyeti kaldırılan vakıf, 1984 yılında mütevelli atanmayıp idaresiz kaldığı ve böylelikle 10 sene geçtiği gerekçesiyle tekrar mazbut vakıflar arasına alınıyor. 2002 tarihinde vakıf ailesinin en büyük evladı Dr. Naci Yıldızalp tarafından mazbutiyete itiraz ediliyor. 5. İdare Mahkemesi itirazı yerinde görüyor. 25 Mart 2004'te mütevellilik yine Dr. Naci Yıldızalp'e verilerek mazbutiyet kararını iptal ediliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Osmanlı vakıflarının kuruluş belgesi ve tüzüğü kabul edilen vakıf senetleri, gerekli teknik ayrıntıların yanısıra beddualarla doludur. Bu beddulara, ileride vakfı usulsüz yönetebilecek, malını veya gelirini zimmete geçirebilecek yöneticilere ya da vakfa el koymak isteyebilecek kişilere yöneliktir. Kötü niyet sahiplerinin soylarının kuruması, hiçbir işlerinin rastgitmemesi, sağlıklarının bozulması gibi ilenmeler bu bedduların arasında yeralır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Anıl Seçen, bir vakfın mirasçıları varken o vakfın mülkiyetindeki malların, arazilerin tahsisini Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün yapamayacağını söyledi. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sadece mirasçısı olmayan vakıfların yönetim boşluğunu doldurabileceğini belirten Prof. Dr. Seçen, 'Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıfların malvarlığında köklü değişiklik yapacak bir uygulamada bulunamaz. Bir vakfın mirasçılarına danışmadan mallarıyla ilgili herhangi bir tahsiste bulunamaz. Sadece yöneticisi olmayan, mirasçıları bulunmayan vakıfların yönetiminin devamını sağlayabilir. Yani yönetim atayabilir. Fakat malvarlıkları üzerinde herhangi bir tasarrufu olamaz' dedi.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-1226773798244389260?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/1226773798244389260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=1226773798244389260' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/1226773798244389260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/1226773798244389260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/03/mehmet-suheyl-efendi-vakfi.html' title='MEHMET SÜHEYL EFENDİ VAKFI'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/Sb1gTbOrXWI/AAAAAAAAAM0/_UUSq8uqQXc/s72-c/MehmetS%C3%BCheylEfendi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-4224395901257488870</id><published>2009-03-07T10:22:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T02:56:45.066-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seyh Bahaeddin&apos;in Üç Vakfiyesi'/><title type='text'>ŞEYH BAHAEDDİN'İN ÜÇ VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/03/cankr-belediyesi-dr.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310525629840304546" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SbLG7Ik9KaI/AAAAAAAAALk/W8EonmLh2-A/s200/eyhbahaddinio4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çankırı Belediyesi Dr. Rıfkı Kamil Urga Çankırı Araştırmaları Merkezinin Çankırı vakıf külliyatı alanında hazırlıklar içerisinde oluğu çalışmalardan önemli bilgiler ortaya çıkmakta. Bu çalışmanın amacı Çankırının kendi konum ve sosyal yapısına göre zengin bir vakıf medeniyetine sahip olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamda ciddi belge ve veriler toplayan Çankırı Belediyesi Dr. Rıfkı Kamil Urga Çankırı Araştırmaları Merkezi Türkiye litaratürüne girecek çalışmalarada imza atmış durumda. Bu anlamda Çankırı vakıflarına ait en önemli belgeler arasında Çankırıda Şeyh Bahaeddin hazretlerine ait çeşitli vakıfların içeriği ile ilgili olarak yeni bilgilerin ortaya çıktığı belgeler sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeyh Bahaeddin Çankırıdaki esnaf ve tasavvufi hayatın temellerinin atılmasında etkili olan bir kimlik olarak karşımıza çıkmakta. Örneğin Çankırıdaki Kuşhane mevkii ismi adını bu zatın vakfından almakta. Çankırı araştırmaları merkezi şu ana kadar Şeyh Bahaeddine ait üç vakıf belgesi ortaya çıkarmış durumda. Bunlardan ikisi suret kaydı biride orjinal nitelik taşımakta. Şeyh Bahaeddin vakfiyelerine bakıldığında bunlardan biri hicri 753 diğeri 738 tarihli olup suretleri Çankırı araştırmaları merkezi arşivindedir. bir diğer vakfiyesi ise hicri 680 yılına ait olup orjinaldir ve şu an Çankırı Belediyesi Dr.Rıfkı Kamil Urga Çankırı Araştırmaları Merkezinin arşivindedir. Ve bu vakfiye Çankırı Araştırmaları Dergisinin birinci sayısının kapağında kullanılmıştır. Orjinal olan bu vakfiyenin Çankırı Araştırmaları dergisinin ikinci sayısında çeviri özet metni Prof. Dr. Refet Yinanç tarafından yapılmıştır. Vakfiye hicri 680 yani miladi 21 Eylül 1281 tarihlidir. Vakfiyenin Çankırı kalesi içerisinde bulunan bir büyük cami-i, bir mescit, bir imaret ve kuşevi (Kuşhane) ne ait olduğu Prof. Dr. Refet Yinanç hoca tarafından açıklanmaktadır. Ayrıca vakfiyenin sahihliği konusunda kadı tasdikleride mevcuttur. Çankırı tarihi adına önemli bir belgeyi kazandıran Çankırı Araştırmaları Merkezi Prof. Dr. Refet Yinanç hocanın dergideki çeviri metnindeki ifadeye göre şu an Türkiyede orjinal en eski vakfiyeyi bünyesinde bulundurması açısındanda Türkiye litaratürüne girecek bir çalışma gerçekleştirmiş durumdadır. Vakfiye Arapçadır. Hocanın çeviri metnine bakıldığında Şeyh Bahaeddinin tam isminin Ebu Bekir Aytekin Oğlu el-Hac Bahaeddin olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Hicri 738 tarihli vakfiyenin içeriğine bakıldığında bu tarihden yirmibeş yıl önce bir vakfiyenin daha yani bir vakfın daha olduğu bilgilerinin ip uçları kendini göstermektedir. Kanaatime göre Şeyh Bahaeddin üzerinde yapılacak detaylı çalışmalar bu dönem genel tarihinede katkı sağlayacak bir nitelik kazanacaktır. Zira bu kimliğin o dönemin organizasyonları içerisinde etkin olduğunun işaretleri kendini göstermektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-4224395901257488870?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/4224395901257488870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=4224395901257488870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/4224395901257488870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/4224395901257488870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/03/cankr-belediyesi-dr.html' title='ŞEYH BAHAEDDİN&apos;İN ÜÇ VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SbLG7Ik9KaI/AAAAAAAAALk/W8EonmLh2-A/s72-c/eyhbahaddinio4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-6773035056541014710</id><published>2009-02-16T13:47:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T02:58:24.680-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mimari Sultani Sinanettin Atik Yusuf Ağa Vakfı'/><title type='text'>MİMARİ SULTANİ SİNANETTİN ATİK YUSUF AĞA VAKFI</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/02/bismillahirrahmanirrahim.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303526766937536082" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 198px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SZnpfsgWdlI/AAAAAAAAAJ0/Hkmp7S9OHdc/s200/orjinal01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bismillahirrahmanirrahim.&lt;br /&gt;O bana kâfidir.&lt;br /&gt;Vakfın aslına ve şartlarına uygun olarak Konstantiniye (İstanbul )'da aziz Rabbine muhtaç, hakim Muhammed bin Feramız tarafından lüzumuna binaen hüküm etmiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamd, Salat selamdan sonra ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşbu Sahih şer'i hüccet ve açık mer'i bir vesikadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söze başlayarak zekir ederek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoyrat ve hasenat sahibi Umena ve güvenilirlerin (mutemedlerin) iftiharı kral ve sultanların umdesi dinin sinanı (zirvesi) atik mimar Yusuf bin Abdullah sağlığı esnasında ve şer'i kabiliyeti halinde söze başlayıp ve bütün şer'i itiraflarını ileri sürerek kendisinin yapmış olduğu ve mimarisi’nin tanzim ettirdiği fetih diyarı olan istanbul'da, Kıztaşında anacaddenin pazarlı mevkiinde bulunan Camiyi Allah rızası için vakıf etmiş ve müslümanların maslahatına tahsis etmeye ikrar ve itiraf etmiş caminin lehine olan hakları ve mülkünde bulunan ve zilliyet ve tasarrufundaki mülk ve malları, camiye bitişik dükkân ve birbirine bitişik dükkanlar ( Yeni Çarşı ) pazaristanla tanınmış mezkur Darulfetih olan Konstantiniye kayin, hudutları baş yere bitişik, yol ile meskur vakıfcın vakfı ve bakkal Hamze'nin mülkü ile, mezkur olan Şehir ve yerdeki birbirine bitişik doğu tarafından Ana caddeye; Batı ve kuzey tarafından Hocalar iftihar kaynağı olan Mevlana Müderris Hüsameddin Hüseyin efendi kıble tarafından boş yere birbirine bitişik hücre (oda )' yı bütün hak-hukuk, müştemilatı, yolları ile beraber ( Vakfa aittir).&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Mezkûr olan vakıf, vakfın gelirinden mezkur camii İmamına her gün iki dirhem, darphaneli ( meskuk ) dirhemlerden; müezzine ise, her gün birbuçuk dirhem; kayuma ise her ay 15 dirhem tahsis edilir verilecektir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra vakıfcı (vakıf) - adı geçen - kendisine ait mal ve mülkünün ve işte eviyle bitişik meşhur olan " Balaca ev " ve aynı mahallede bulunan kilise ve kilise ile bitişik 2 oda ve kilise kapısında büyük avlu ile bulunan başka 2 oda ve içinde su kuyusu ve servi ağacı bulunan ve vakfın hududu içinde kıble ve batı tarafında meskur vakıfçının mülküne mücavir bulunan, kuzeyde kerve; doğudan ana yolla sınırlı bütün hudut, hukuk ve müctemilatiyle, yoluyla evlatlarına, evladın evlatlarına, asırdan asıra, nesilden nesile, onlar öldükten sonra ve nesilleri tükendiği takdirde azadlarına, onlardan sonrada meskur olan caminin yararına tahsis edileceğine kendisi bizzat işleri üstleneceği mütevelli olacağı – hayatta kaldığı müddetçe – ölümden sonra evlatlarına sonra azadlarının en iyilerine, sonra zamanın idarecisine ( amiri ) mütevellinin tevellisi ( işletmesi) için her gün bir dirhem tahsis ettiğini şer’i sahih vakıf olarak, vakıf etmiş ve ikrar eylemiştir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sonra Vakıfçı lehine olan mal ve mülk rols dükkanları ( Kontantiniyenin için de ) ve Hacıçakırbey mahallesindeki bezlestan yakınında ve kendisine bitişik olan bakkal Hamza’nın mülküne mücavir ve eski duvar ve anayolla sınırlı olan kendisine ait mülk ve dükkanları vakıf eylemiş ve ikrar etmiştir.&lt;br /&gt;Aynı zamanda vakıf sahibi vakfın kirasından, ücretinden: her gün meskur olan camiide sabah nazmazından sonra kendisi için bir ay okuyan mescit imamına, günde bir ücret verilmesini tayin etmiştir .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklara görülmelik yapan mahallelerde her gün iki dirhem tahsis etmiş, sonraki mütevelli için vakıf sahibi mütevelliliği için iki dirhem kendisine her gün, Kur’an-ı Kerîm den bir cüz okuması mukabilinde hergün bir dirhem meşkur muallime artırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni meskur vakıf sahibi bahsi geçen kendisine ait İstanbul da meskur Baba Sofi mahallesinde bulunan Zaviye ile tensiye ( isimlendirilen ) bütün evini ve ( Sultan-ı Azam tarafından hibe edilen arazi üzerinde bulunan ) vakıf etmiş ve ikrar eylemiştir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Meskur olan yerin uzunluğu 87 arşın; genişliği 30 arşın, meskur arazinin üzerindeki diğer binalarla. Hudutları camiye ve anayola bitişik ( üç tarafıyla ve bütün hak hukuku ve müctemilatı ve yolları ile Aşıkpaşanın evladından Şeyh Şemseddin Ahmed bin Yahyaya ve en salih evladı ve evladın evladına, göbekten göbeğe asırdan asıra; onlar inkiraz olunca merhum Şeyh Abdullatifin en salih halifelerine onlarda bulunmadığı takdirde diğer şeyhlerin en salih halifelerine içinde oturcak şartıyla vakıf eylemiş ve ikrar etmiştir. Aynı zamanda vakıf sahibi vakfın gelirinden hergün meskuk ( Osmanlı damgalı ) osmanlı dirhem maişetine harcaması ve meskur olan zaviyedeki komşular için tayin ve tahsis etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine meskur vakıf sahibi lehine ve kendisine ait olan mülkü aşağıda sıralanmış olan oniki dükkan, ( İstanbulda Yeniçarşının yakınında Bezlistan ile tanınmış Hacı Muhammed İbrahim mülküyle, ve Hacı Muhammed Aşıklar mülkü ile, yine iki taraftan ana yolla mücavir olan, oniki odadan müteşekkül olan tümü ve birbirine bitişik, dikilitaş mahallesindeki , Musevi Masasiye yine Üskübiye Yahudi Yusufun mülkleriyle mücavir anayol ve Vakıf sahibinin mülküyle sınırlı olan mülk ve binaları Vakıf ve ikrar eylemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali bin İsmail bin Elhaccar ve İlyas Ahmet Sar ve Hızır bin Halil bir tutanakla meskur Vakıf sahibi Sinanüddin dava ve şehadeti şer’an muteber olan şahitlerin ifadesinden sonra, müctehid imamların cevazıyla ve Kavli emriyle halefeti ebedi olan Sultan Muhammed Han mührüne haiz yeni güzel onbin, gümüş dirhem adı geçen şahitlerin tutanağıyla ve yazılı takdirleriyle, meskur vakıf sahibi Sinanüddin tarafından meskur caminin yararına tahsis edilmiş sahih şer’i şehadetle vakıf ve ikrar eylemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meskur olan şekilde, tarza ve vakaya şehadet getirince yukarıdaki imzası bulunan, itibarı yüksek ve mes’ud olan zat ( Hakim ) bu vakfı yenin şer’i sahih hükmüne muvafık olduğunu tasdik etmiş ve onaylamıştır. Ve vakfiye senedini imzalayarak meşru kılmıştır.&lt;br /&gt;Rebiül evel’in ilk günleri&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-6773035056541014710?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/6773035056541014710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=6773035056541014710' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/6773035056541014710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/6773035056541014710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/02/bismillahirrahmanirrahim.html' title='MİMARİ SULTANİ SİNANETTİN ATİK YUSUF AĞA VAKFI'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SZnpfsgWdlI/AAAAAAAAAJ0/Hkmp7S9OHdc/s72-c/orjinal01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-3155803686937014145</id><published>2009-02-12T12:22:00.000-08:00</published><updated>2009-02-12T12:26:53.503-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bezm-i Alem Valide Sultan Vakfiyeleri'/><title type='text'>BEZ-İ ÂLEM VALİDE SULTAN VAKFİYELERİ</title><content type='html'>BEZ-İ ÂLEM VALİDE SULTAN VAKFİYELERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Bismillahirrahmanirrahim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Allah’a sayısız hamd ve şükür ile O’nun son peygamberi Hz. Muhammed’e salat ve selâm olsun. Sevgili Peygamber’imizin getirdiği şerîate uyma ve bağlılık, iki cihan seâdetine vesiledir. O’nun eshabına da selâmlar olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;strong&gt;1. VAKFİYE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Devlet-i aliyye’ye şükran hisleriyle bağlı efendilerin huzurunda, bu fakirin akdettiği mecliste Bezm i alem Valide Sultan, keyhünası olan ve aşağıda açıklanacak vakfın şeriate uygun tescil ve itmamı için mütevelli tayin ettiği ve halen Emtia Gümrüğü Emini olan Muhammed Tahir Beyefendi, vekaletle ikrar ve itirafta bulunarak, müvekkilem mezkûr Bezm i Alem Valide Sultan birçok vakfa sahip bir kişi olarak,  merhum Sultan Ahmed Han III.’ün kızı merhume Esma Sultan’a daha önce üstünde hatt-ı hümayunun da yer aldığı bir mülkname-i hümayun ile temlik edilen emlaki, ellerindeki mülklerine ilave ve vakıf etmiş, ayrıca diğer şahıslara kiralanmasını da aşağıda şekilde şart koşmuştur, demiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Bu emlak arasında şunlar vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasında Süleyman Sarayı arsası: O, bu saray arsasından, etrafı Hayriye Hanım efendi evi ve diğer üç tarafı umumi yol ile çevrili olan 480 metrekarelik yeri, Sultan’ın izni ve şer’i hüccetli tasarrufta bulunarak, halkın faydalanması için yeniden inşa ettirmiş; ayrıca bir büyük çeşme yaptırmış, bu çeşmenin karşısındaki sokakta, etrafında Aziz Ağa, Osman Bey, Hüseyin Ağa ve Amine Hatun’un ev ve bahçeleri bulunan dört oda, bir sofa, bir abdesthane ve gezinti yeri, merdiven ve diğer müştemilatı ile satın aldıkları evi vakfetmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Valide Sultan bu arada, kendi mallarından, ifrazını emrettikleri güzelliğin (150.000) kuruşu, Allah rızası için vakf etmişler ve mezkur çeşme ile diğer mühim bazı işlerin yapılmasında kullanılması hakkında şu şartları ileri sürmüşlerdir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Mezkur vakfedilmiş paralar, uygun yerlerde akar satın alınmasında kullanılmalı, bu yerler ayrıca kendilerinin vakıflarına ilave edilerek icra verilmelidir. Böylelikle elde edilen gelir, Ebu Eyyub ENSARİ hazretlerinin türbesine, birinci türbedar efendi marifetiyle; sakal-ı şerif, her sene iki mübarek bayramın arafelerinde ziyaret ettirilmeli, akabinde birer aşr-i şerif okutulmalı; bu arada daha önce okunan hatm-i şeriflerin de duaları yapılarak birlikte Hz. Resulullah’a ebeveynlerine, dört halifeye, oniki imama, Hz. Hatice, Hz. Fatma ile çocuklarına, efendimizin diğer hanımlarına ve seçkin arkadaşlarına dua edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Türbedar efendilere, hizmetleri karşılığı olarak senede yüz yirmi kuruş, imam efendilerden her birine otuzar kuruştan doksan kuruş verilmeli. Mezkur çeşmenin suyu kesilmeyecek ve ona gereği üzere hizmet edecek birine onbeş kuruş verilmeli. Mezkur çeşmenin taslarını her akşam alıp sabahleyin koyacak birine aylık on kuruş verilmeli. Kitabet sanatında mahir olan baş hademe Ahmed Efendi, bu vakfa katip ola ve bu vazifesinden dolayı kendisine yıl sonunda 250 verile. Hasan Ağa da vergi tahsildarı ola, vazifesini yaptıktan sonra kendisine senelik 50 kuruş verile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Mezkur vakfın tev-liyeti, kethuda tayin edilen zata bağlı olup hizmetleri karşılığında kendisine senelik 350 kuruş verile. Bu zatın vefat etmesi halinde, yerine, Evkaf Nazırı bulunan zat geçmeli. Zamanla mezkur şartlara riayet güçleşirse, şartsız olan vakfın gelirleri, fakir Müslümanlara verilecek, diye emredilmesi üzerine ben, zikredilen yer, kanal ve paraları mütevelli efendiye daha önce teslim ettiğim için o da gereği gibi tasarruf ve sarfta bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Ancak mütevelli Efendi, akar vakfı, ileri gelen bütün imamlarca sahih, caiz ve nakledilebilir kanallar da imameyn katında sahihse de, Hz. Ebu Hanife’ye göre akar vakfı gayr-i lazım ve itibarsız para vakfı da mezkur bütün imamlarca gayr-i caiz olduğundan, mezkur yer, kanallar ve paraların vakfedilmelerinden rücu edip, müvekkilem Sultan Hanım için bana iade ve teslimde bulunarak, önceden olduğu gibi onun sahih mülklerine iade etmek suretiyle emaneti tahakkuk ettirmek isterim diyerek vakfı nakzetmekte israr edince, mütevelli Efendi, vekil Efendi’ye “Her nekadar irad olunan bütün varidat v.s. görünüşte, menkul varlıkların habsi gibi duruyorsa da, gerçekte yine İmam Ebu Hanife’nin mezhebine ve Belh, Buhara ve Erak alimlerinin fetvalarına göre sıhhat ve lüzumları kabul görmüş ve paraların vakf luzumuna imam Zufer İmam Ensari rivayeti ile-menkul malların vakfı da İmam Muhammed b. Hasan Şeybani katında caiz, akarat tesisi de İmam Yusuf’un görüşüne göre mümkün (mahz ı iskat ı milk) olduğundan, her biri mütevelliye teslimden sonra bu fakir, İmam Muhammed b. Hasan Şeybani’nin görüşüne göre, ele geçmiş sadaka benzeri- lüzum ve iltizam hükümleri bütünüyle nakzedilmediğinden, sonradan ele geçenin (makbuz) iadesi muhal ve memnudur diyerek bu malların vakfiyetlerinin önce sıhhat, sonra da luzumuna hükmetmiştir: 1256&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evkaf Nazırı Numan Mahir Bey Efendi&lt;br /&gt;Seyyid Muhammed Şerit Efendi&lt;br /&gt;Emtia Emini Muhammed Ef. B. Ali v.d.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            &lt;strong&gt;2. VAKFİYE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;            (Maçka Çeşmesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Allah’a hamd u sena ve Hz. Muhammed’e salat u selam olsun. Padişah efendimiz hazretlerinin validelerinin kethudaları olup, aşağıdaki vakfı ikrar, takrir ve sonra da rucû ve istildada vekâletle yetkili bulunan Emtia Gümrüğü Emini Muhammed Tahir Beyefendi, kendilerine mahsus odada ve bu fakirin Müslümanların huzurunda akdettiği Mecliste, aşağıda zikredilecek vakfı tescil ve tekmil için Mezkur Tahir Beyefendi’nin katipleri Muhammed Şerif Efendi’nin bulunduğu bir sırada, vekaleti ikrar ve itiraf ederek, elimde olan ibraz edilerek okunan bir milkname-i hümayun ve defter-i hâkânî’nin ifade ettiği üzere, aşağıdaki emlaki zikr olundu (emlak-i hümayun):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğaziçi, Göksu: Dört tarafı defterdar bahçesi.&lt;br /&gt;İskele de çayır ve bir çömlekhane: Kebir dere, bakkal dükkanı, Kavacık’a giden yol ile çevrili, tahminen 60 dönüm.&lt;br /&gt;Derenin karşı yakasında köprü başında dört göz değirmen.&lt;br /&gt;Baruthane çayırında: Mescid-i şerif, Büyükdere, tahtırevarcı başı çeşmesi ile mahdut 20 dönüm bir çayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğaziçi, Sultaniye nam mesireğahata: Bahçe, dağ ve deniz kenarı ile çevrili tahminen 50 dönümlük bir çayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emlâk-i hümayundan olan bu çayırların muhafaza ve idaresi, daha önce Göksu ve Sultaniye bekçilerine ihale olunmuşsa da şimdi burada kain Karavulhane tarafından muhafaza&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamı: &lt;a href="http://e-vakifkitap.blogspot.com/"&gt;http://e-vakifkitap.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-3155803686937014145?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/3155803686937014145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=3155803686937014145' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/3155803686937014145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/3155803686937014145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2009/02/bez-i-alem-valide-sultan-vakfiyeleri.html' title='BEZ-İ ÂLEM VALİDE SULTAN VAKFİYELERİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-5908566691050820740</id><published>2008-12-21T11:55:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T03:00:13.682-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İskender Paşa Camii Vakfiyesi'/><title type='text'>İSKENDER PAŞA CAMİİ VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/12/iskender-paa-camii-vakfiyesi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282335736915914978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 120px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SU6gXZ85cOI/AAAAAAAAAI8/rbYVdAU2Wlo/s200/iskenderpa%C5%9Facamii.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İskender Paşa Câmiî'nin vakfîyesi, Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti'nde Vakfiye-i Râbi-i Anadolu Defteri'nde kayıtlıdır. 4 Muharrem 938 tarihli vakfiyesi, Vakfiye Defteri'nin 16'ncı sahifesinde ve mevkufatının müfredatı 16 - 19'uncu sahifelerde 80 parça olarak kayıtlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Noksan sıfatlardan arı duru olan Yüce Allah, büyük Beylerbeyi, fakîrlerin ve yetîmlerin yardımcısı, hayırlar ve iyilikler sâhibi, âlimlerin, sâlihlerin ve seyyidlerin dostu, Mustafa Bey oğlu İskender Paşa'yı (Allah fakirlere yardımlarından dolayı) onu güzel, hayırlı mükâfatlandırsın ve âlimlerin ve sâlihlerin izzetiyle bol sevab versin.. ondan, bütün hamâmlardan yaptırdığı ikisi ki Trabzon'da kale dışında Dâru'l-bezzazin (kumaş satılan yer, bedesten) yanında Hacı Kâsım Mahallesi'nde ve iki çeşmeden biri; erkeklere, başkalarına ve kadınlara.. ve ondan câmiîn harimindeki meyveli ağaçlarıyla beraber bütün bahçe... Bu vakfın gelirinden adı geçen beldede (Trabzon'da) Meydan-ı Şarkî'de yaptırdığı şerefli câmiîn ve bu câmiîn civârında yaptırdığı medresenin işleri için ve vakıf işlerine bakmak üzere Yusuf oğlu Hacı Hüseyin; vakfedenin bülûğa ermemiş çocukları ve âlim ve fâzıl Mevlânâ Hacı Hâlim'in ders verme hizmetine sarfedile ve hayatta olduğu sürece anlaşmazlığa düşülmesi.. böyle kasdetti ve muharremü'l-harâm başı, 938 yılında yazıldı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vakfiye, İskender Paşa Câmiî'nin yapılışından iki yıl sonra düzenlenmiştir. Vakfiyeyi Trabzon Kadısı Sadi Bin Himmetil'Mevla tescil etmiş ve Ebüssüut Efendi'nin bu vakfiyeyi tasdik ve imza ettiği işaret edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Vakfın Son Durumu : Bu vakıf mazbut olarak idare edilmektedir. Câminin halen iki hademesi olup, (80) lira maktu aylıklı imam, Hatip Musa Ünver'in tevcihi, Genel Müdürlüğün 24.08.1945 tarih, 207962/188 sayılı emirle (55) lira maktu aylıklı müezzin, kayyım Sait Saygı'nın tevcihi, 02.01.1943 tarih ve 147469/6 sayılı emirleriyle tasdik edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vakfiye kitabelerinde kendinden Yavuz'un Mirlivası (Tuğgenerali, Tugay Komutanı ve Sancak Beyi) olarak bahsedilmektedir. Paşa, Osmanlıca kaynaklara göre önce Bostancıbaşı, sonra Beylerbeyi (Bölge Vâlisi), sonra Vezîr olmuştur. Vâliliği Vezîrlik dönemindedir. Galata Mevlevîhanesi'ni de O yaptırmıştır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-5908566691050820740?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/5908566691050820740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=5908566691050820740' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5908566691050820740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5908566691050820740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/12/iskender-paa-camii-vakfiyesi.html' title='İSKENDER PAŞA CAMİİ VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SU6gXZ85cOI/AAAAAAAAAI8/rbYVdAU2Wlo/s72-c/iskenderpa%C5%9Facamii.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-5858064563480345180</id><published>2008-12-21T11:44:00.000-08:00</published><updated>2008-12-21T11:50:54.461-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Durnalı&apos;da Ali Candar Çiftliği Vakfiyesi'/><title type='text'>DURNALI'DA ALİ CANDAR ÇİFTLİĞİ VAKFİYESİ (733-1332 H)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SU6deEkyUTI/AAAAAAAAAIs/6TWGG8CZDIA/s1600-h/B1E_rehber.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282332552901841202" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 100px; CURSOR: hand; HEIGHT: 40px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SU6deEkyUTI/AAAAAAAAAIs/6TWGG8CZDIA/s400/B1E_rehber.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kastamonu Evkaf sicillinin Arapça yazılı bir vakfiyesi vardır.&lt;br /&gt;Bu vakfiyeye göre Ali Candar namında bir zat, (733 H – 1332 M) tarihlerinde Azdavay kazasına bağlı Durnalıdaki otuz iki kıt’a çiftliğinden birini, yaptırdığı camiye, birinide o caminin imamına ve artan otuzunu da erkek evlat ve ahfadına bırakmıştır. Vakfiyeyi Azdavay kadısı Masraf zade adında birisi yazmış ve Durnalı Bey zade Murtaza Çelebi, Durnalı neslinden Himmet Çelebi, Kastamonu sakinlerinden Zakiye efendi, Durnalı neslinden Ali Bey, Müderrislerden Kastamonulu Ahmet Efendi, Azdavaylı Hacı Mustafa, Durnalı neslinden Azdavayda oturan Mehmet Bey ve diğer bir çok kimseler de şahit olarak bulunmuşlardır.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bu çiftliği vahfeden Ali Candar’ın kim olduğu hakkında bir bilgi yoktur. Bunun belki de Süleyman paşanın oğlu Safranbolu emiri Ali Bey olması ihtimali vardır ve Candaroğulları ailesine mensup olduğu sanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Talat Mümtaz Yaman “Kastamonu tarihi” 1935 &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-5858064563480345180?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/5858064563480345180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=5858064563480345180' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5858064563480345180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/5858064563480345180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/12/durnalida-ali-candar-iftlii-vakfiyesi.html' title='DURNALI&apos;DA ALİ CANDAR ÇİFTLİĞİ VAKFİYESİ (733-1332 H)'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SU6deEkyUTI/AAAAAAAAAIs/6TWGG8CZDIA/s72-c/B1E_rehber.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-3216913802107394663</id><published>2008-11-23T13:09:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T03:02:35.100-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bazı Vakfiye Örnekleri'/><title type='text'>BAZI VAKFİYE ÖRNEKLERİ</title><content type='html'>Gazi Elmerhum Müyelddin Mehmet Efendi Vakfiyesi 1785 Tarihli&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/bazi-vakfiye-rnekleri.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271964997525670450" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 162px; CURSOR: hand; HEIGHT: 159px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSnIO7HPijI/AAAAAAAAAGM/4MuEq1z1Ups/s400/M%C3%BCyelddinVakfiyesi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bezmi Alem Valide Sultan Vakfiyesi&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/bazi-vakfiye-rnekleri.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271964188470778994" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 156px; CURSOR: hand; HEIGHT: 169px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSnHf1JhnHI/AAAAAAAAAGE/AkNfRc8pdik/s400/BezmiAlem.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sultan Hehmet II Vakfiyesi 1460 Tarihli olup ceylan derisi üzerine yazılmıştır.&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/bazi-vakfiye-rnekleri.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271963198944723490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 152px; CURSOR: hand; HEIGHT: 180px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSnGmO4IQiI/AAAAAAAAAF8/KOcextpi_F4/s400/Mehmet2Vakfiye.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-3216913802107394663?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/3216913802107394663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=3216913802107394663' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/3216913802107394663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/3216913802107394663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/bazi-vakfiye-rnekleri.html' title='BAZI VAKFİYE ÖRNEKLERİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSnIO7HPijI/AAAAAAAAAGM/4MuEq1z1Ups/s72-c/M%C3%BCyelddinVakfiyesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-7759143957808003987</id><published>2008-11-23T12:06:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T03:04:32.238-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edirne Darulhadisi Vakfiyesi'/><title type='text'>EDİRNE DARULHADİSİ VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/edirne-darulhadisi-vakfiyesi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271957575965614178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 260px; CURSOR: hand; HEIGHT: 195px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSnBe7pcIGI/AAAAAAAAAF0/ThornrOMV6s/s320/EdirneDarulhadisi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Topkapı Sarayı Arşivi, D. 7081 numaradaki Arapça Vakfiye'nin Mustafa Bilge tarafından, İlk Osmanlı Medreseleri (225-231) isimli eserinde yapılan tercümesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topkapı Sarayı Arşivi, D. 7081 numaradaki Arapça Vakfiye'nin Mustafa Bilge tarafından, İlk Osmanlı Medreseleri (225-231) isimli eserinde yapılan tercümesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'ın adı ile başlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıasker Veli bin İlyas tarafından yazılmış, vakfiyenin doğruluğu, şartlarına uygun olması hususunu belirten tasdik mührü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıç: el-Hamdü li'llâhi'1-lezî veffekahü Ibâdehû 4alâ menhe-cri-hayrât.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmdi bu denî dünya gurur ve şer diyarıdır, rahat etme, sevinme yeri değildir... Peygamberimiz buyurmuşlardır ki: "İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak şu üç kişinin defterleri, kendileri öldükten sonra da açık durur. Bu üç kişi şunlardır: 1. Kendisinden istifade edilen bir ilim bırakan, 2. Geride kendisi için dua edecek salih bir evlat bırakan, 3. Devamlı bir hayır kapısı bırakmış olan."Bundan sonra âlimlerin fazileti ile ilgili birkaç hadis yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultân ul-A'zam şâhinşâh al-mu'azzam... Sultan bin Sultan Murad bin Mehmed bin Bayezîd Han ehl-i ilim hakkında Allah'ın kitabında söylenen güzel sözleri düşününce... (âlimlerin fazileti ile ilgili birkaç tane âyet...) Allahü Te'âlâ'nın rızasını taleb etmek gayesiyle dâr-ı Saltanat olan Edirne şehrinde, Tunca ismi verilen nehrin kıyı tarafında, şöhreti dolayısıyla tarife gerek olmayan Manyas kapısı yanında bir dârulhadis medresesi yaptırdı. O dârulhadis medresesine ve orada bulunan, ehl-i ilimden olup da faydalı ilimler tahsiline uğraşan bütün herkese ve orada ders ve tedrisle uğraşanlara vakıflar yaptı. Yine bu medresenin yararı için birçok yerler vakfetti. Bu vakfedilen yerleri saydıktan sonra aşağıda tek tek gelecek olan şartlara bağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra vâkıf müşârun ileyh tevliyet hakkını hayatta kaldığı müddetçe kendine bırakmış, sonra kendi yerine evladından saltanata geçecek olan kimseye bırakmıştır. Neslinin sona ermesi halinde durumu şeriatın hükmüne bırakmıştır. Ayrıca, açıklanmış olan vâkıf şartlarına göre gelirleri toplayıp sarf edecek olan bir nazır seçimini de mütevelli yapacaktır.Vâkıf bundan sonra aşağıdaki şartlan açıklamıştır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medresede takva sahibi, temiz bir müderris olacak, bu müderris feri ilimleri hakkıyle bilecek, naklî müşkülleri yenmeye ve şüpheleri gidermeye kadir olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine medresede sâlih ve zekî bir mu'îd olacaktır. Bu mu'îd ders öğrenmeye gelmiş olan talebelere dersi tekrar etmeye kudretli olacak, devamlı olarak vazifesi ile meşgul bulunacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine medresede bir imam olacak ve medresede namaz vakitlerinde bulunan cemaate namaz kıldıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medresedeki namaz vakitlerinde ezan okuyacak olan bir de müezzin bulunacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medresedeki odalarda kalacak, şeri'ata saygılı talebelerden bir gurup bulunacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müderris, mu'îd ve talebeler tatil günleri dışında her gün derse devam edeceklerdir. Müderris efendi seri ilimleri ve edebî fenleri talebelere öğretecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu da şartımdır ki müderris medresede katiyen felsefî ilimlerle iştigal etmeyecektir. Orada müderris ders günlerinde hadis ilmi ve onunla ilgili diğer dersleri (ilimleri) öğretecek ve onun öğrettiklerinden iadesi gerekenleri mu'îd tekrar edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca medresede 30 kişi kadar hâfız-ı kelâm bulunacak her biri günde bir cüz Kur'ân-ı Kerim okuyacaktır. Bu kıraatleri esnasında tec-vîd kaidelerine riayet edip, sür'at ve acele yapmadan tertîl üzere okuyacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medresenin kapısını tutacak, odaların tamine muhtaç tarafları ile uğraşacak ve diğer işlere bakacak 2 kayyum bulunacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlim ehlinden 14 kişi her sabah medreseye gelecek ve toplu halde "Lâ ilahe illallah" diyerek 70.000 kere tehlii getireceklerdir. her biri 5.000 defa tehlil getirecek ve hâsıl olan sevâb vâkıf müşarünileyhin ruhuna gönderilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıf yerlerden toplanın paralardan ilk defa ihtiyaç kadar vakıf yerlerin tamirine harcanacak, kalan bütün gelirlerin öşrü, 1/10'u mütevelliye verilecektir. Edirne şehrinde bulunan yetimlere her gün 20 akçe harcanacaktır. Vakıf nazırına her gün 15 akçe, müderris efendiye her gün 30 akçe ve yukarıda adları geçen ve hudutları belirtilen köylerden Kurtköyü gelirinin tamamı, mezraalarmdan gelecek olan hasılatın 1/10'u yine müderris efendiye ait olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medresedeki 20 odanın her birinde kalan talebelerden her birine günlük 2 akçe verilecektir. Mu'îd efendiye her gün 8 akçe, imama 6 akçe müezzine 6 akçe verilecektir. Her gün medresede birer cüz okuyacak olan 30 hafızdan her birine günde 1,5 akçe verilecek, ancak bunların içinde mahfel başı olarak bilinen baş hafıza 2 akçe verilecektir. Tehlil getirenlerden her biri günde 2 şer akçe alacaklardır. fCayyumlara 5 akçe, câbiye günde 5 akçe verilecektir. Medresenin hasırlarına ve kandillerin yağına her gün 2 akçe sarfedilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şayet toplanan gelirler eksik kalır da mezkûr masraflardan bazısına yetmez olursa noksan kadar, nisbet dahilinde vazifelilerden kesilir. Şayet vazifelilere verildikten sonra ziyade kalırsa bunun sarfı mütevelliye bırakılır. Onun tesvib edeceği yere sarfedilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine saranıdır ki; hiçbir vazifeli, vazifesine sadık kaldığı, devam ettiği, ve tayin edildiği vazifeyi ifa ettiği takdirde ve vazifesini lâyık veçhile yaptığı müddetçe vazifesinden azledilmemelidir. Şayet vazifelilerden biri vazifesinden inhiraf edecek olursa mütevelli ikaz eder, hemen azletmez. Vazifeli yine aynı hatayı ikinci defa işlerse yine ikaz eder ve zecreder (azarlar), yine azletmez. Ancak vazifeli bulunduğu hatada devam ve ısrar ederse onu azleder, azleder, azleder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şayet medrese yıkılırsa ve Allah korusun idaresi imkânsız olursa evkaftan toplanan gelirler fukara ve miskinlere dağıtılır.Bu saydıklarını vâkıf, şeriata uygun ve doğru olarak vakfetmiş, sarih olarak habsetmiş ve geçerli olarak sebil yapmıştır. Böylece vakıf malları satılmaz, hibe edilmez, mülk edinilmez, asla tebdil edilmez, bir seneden fazla icara verilmez ve kıyamete kadar da miras yoluyla intikal etmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan, vezir, emir ve kadılardan her kim bunların iptaline, tebdiline gayret sarfeder ve ihmale uğratırsa, değiştirmeye niyet ederse, Allah'ın ve meleklerin ve cümle insanların laneti onun üzerine olsun. Her kim onu duyduktan sonra değiştirirse onun günahı değiştirenleredir. Allah herşeyi duyar, haber alır, bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra vâkıf-ı müşârûrı ileyh, Allah onu aziz etsin, mezkûr evkafı ve yine ayrı ayrı zikredilen ınülhakakatını sadr-ı azam Hoca Mehnıed Paşa bin Hızır Danişmend'e teslim etti. Vakıf mezkûr evkafı melaikeye göndermiş, evkaf kendisine bırakılan vezir de Allah herbirinden razı olsun müçtehidlerin kavilleri üzere, onun lüzumu üzerinde bu vakfiyeyi başlangıçta kendi hattı ile tescil eden Atebe-i aliyye kadısı bu vakfiyenin sıhhati ve lüzumu üzerine hüküm vermiş ve onun şartlarını havi olarak tescil etmiş ve onun müttefekun aleyh lâzım olduğuna ve kıyamete kadar duracağına şehadet etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine vâkıf müşarünileyh şer'î kitaplardan fıkıh, hadis, tefsir ve diğer ilimlere mütedair kitaplar vakfetmiştir. Bunların tafsilatlı dökümü bu vakfiyenin sonunda yapılmıştır. Bu kitaplar mezkûr medresenin müderris ve talebeleri (ehli) içindir. O kitaplardan hem kendileri istifade ederler, hem de başkalarına faydalı olurlar. Onları mütalaa ederler.Vakıf, sonunu da mezkûr diğer vakfiyelerden olduğu gibi fukaraya bırakmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte vakfiyenin yazılması ve görülmesi 23 Şaban 838/24 Mart 1435 tarihinde olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;VAKFİYEDE ŞART KOŞULAN VAZİFELİLER VE ONLAR İÇİN ÖNGÖRÜLEN ÜCRETLER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâmî telakkide "vâkıfın vakfı sâri'in nassı" gibi kabul edilmiştir. Yani bir mü'min için Kur'ân âyetlerinin hükmü ne ifade ediyorsa, bir mal ya da müesseseyi vakfeden vâkıfın koyduğu kurallara da o nisbette uyulması gerekir. İslâm toplumlarında, vakıfların hayatiyetlerini uzun müddet devam ettirmesinin temel sebebi bu anlayıştır. Vakfiyelerde, görev alacak kimselerin su istimale meyletmemeleri için gerekli her türlü tedbirler alınmıştır. Bunun başında da o kimselere yeteri miktarda maaş tahsis edilmesi gelmektedir. Sultan Murad II de vakfiyesinde bu hususlara ayrıntılarıyla yer vermiştir. Şimdi bu görevliler ve onlar için takdir edilen ücretleri bir liste halinde görelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müderris 30 akçe,&lt;br /&gt;Mu'id 8 akçe,&lt;br /&gt;İmam 6 akçe,&lt;br /&gt;Müezzin 6 akçe,&lt;br /&gt;Talebe (20 kişi) 40 akçe,&lt;br /&gt;Nazır 15 akçe,&lt;br /&gt;Câbi 5 akçe,&lt;br /&gt;Kayyum (iki iane) 5 akçe,&lt;br /&gt;Hafız (30 kişi) 45.5 akçe&lt;br /&gt;Mühellil (on dön kişi) 28 akçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabloda belirtilenler dışında günlük harcanması şart koşulan başka hizmetler de bulunmaktadır;Edirne'de bulunan yetimlere her eün virmi akçe harcanması bu kabilden bir uygulamadır.Medrese müderrisine takdir edilen günlük otuz akçeden başka, Kurt köyü gelirinin tamamı ve mezraalarından gelecek olan hasılatın 1/10'u da verilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün iki akçe de Medrese'nin hasırlarına ve kandillerin yağına harcanacaktır. Gelirlerden toplanan paralardan ilk defaya mahsus olmak üzere ihtiyaç miktan vakıf yerlerinin tamirine harcanacaktır. Bundan sonra kalan bütün gelirlerin 1/10'u mütevelliye verilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasbelkader gelirlerin giderleri karşılayamaması ihtimali de düşünülmüştür. Bu durumda ihtiyaç miktarı, nisbet dahilinde görevlilerin ücretinden kesilecektir. Eğer görevlilere verildikten sonra para artarsa, bunun sarfı da mütevelliye bırakılacaktır. Mütevelli bunu tasvip ettiği yere harcayacaktır. Vazifesinde kusur gösteren ya da yerine getirmeyen kimseler hakkında da ince ayrıntılar verilmiş, keyfe bırakılmamıştır. Buna göre bir görevli, görevinden inhiraf ederse, idareciler ikaz eder. Aynı hata tekrarlandığı takdirde yine ikaz eder. Ancak görevli hatasında ısrar ederse, onu azleder.Tamir ve tadilat işleri bir kenara bırakılırsa, düzenli olarak verilmesi gereken vakıf giderleri günlük 210,5 akçeyi bulmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MEDRESE GÖREVLİLERİNDE ARANAN ŞARTLAR VE TALEB EDİLEN HİZMETLER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müderris:&lt;/strong&gt; Şer'î ilimleri hakkıyla bilen, nakli müşkülleri yenmeye ve şüpheleri gidermeye kadir, takva sahibi, temiz birisi olacak. Tatil günleri dışında lıer gün derse devam edecek, şer'î ilimleri ve edebî tenler ile hadîs ilimleri ve onunla ilgili diğer dersleri okutacaktır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Muid:&lt;/strong&gt; Talebelere ders tekrar ettirmeye kudretli, salih ve zeki birisi olacak. Müderrisin okuttuğu derslerden tekrarı gerekenleri talebelere tekrar edecektir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İmam:&lt;/strong&gt; Namaz vakitlerinde cemaate namaz kıldıracaklar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müezzin:&lt;/strong&gt; Namaz vakitlerinde ezan okuyacaklar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hafızı Kelam:&lt;/strong&gt; Otuz tane Kuran hafızının her biri tecvid kaidelerine riayet ederek ve terfill üzere günde gücü yettiği kadar Kur'an okuyacaktır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kayyum:&lt;/strong&gt; İki adet kayyum, medresenin kapısını tutacak, odaların tamir gerektiren tarafları ile ilgilenecek ve bununla alakalı sair işleri takip edeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mühellil:&lt;/strong&gt; On dört kişiden oluşacak. Her sabah medreseye gelerek toplu halde "La ilahe illallah" diyerek, toplam 70.000 kere tehlil getirecek. Hasıl olan sevab vakıfın ruhuna gönderilecektir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nazır:&lt;/strong&gt; Vakfın idarî işlerini vakfiyede gösterilenler çerçevesinde yerine getirecektir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cabi:&lt;/strong&gt; İki tane olacak. Vakfedilen, emlâk ve arazinin gelirlerini toplayacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK: Dr. Selahattin Yıldırım'ın "Osmanlı İlim Geleneğinde Edirne Dar-Ül Hadisi ve Müderrisleri" kitabı (2001)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-7759143957808003987?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/7759143957808003987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=7759143957808003987' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/7759143957808003987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/7759143957808003987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/edirne-darulhadisi-vakfiyesi.html' title='EDİRNE DARULHADİSİ VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSnBe7pcIGI/AAAAAAAAAF0/ThornrOMV6s/s72-c/EdirneDarulhadisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-814090140646319213</id><published>2008-11-23T11:50:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T03:07:03.921-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haymana Ataköy (Kaltaklı) Vakfiyesi'/><title type='text'>HAYMANA ATAKÖY (KALTAKLI) FERMANI</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/haymana-ataky-kaltakli-fermani.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271943354005935426" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 158px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSm0jGuBVUI/AAAAAAAAAFs/4GWHC-_tRwg/s320/HaymanaFerman.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Haymana Ataköylülere ait ferman(vakfiye)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tercümesi:&lt;br /&gt;Evkaf-ı mülhakadan Ankara vilayetinin Haymana kazasında Kaltaklı karyesinde vaki' Ömer Efendi İbn-i Hüseyin camii şerifinde ber vechi hasbihitabet(lik) tevcihine dair varid olan inha üzerinde muamele-i mukteziye ....... mezkure mutasarrıfı bani muma ileyh Ömer'in vefatı vukuuyla mahlülünden kebiroğullarından ledeyi'l-imtihan ehliyeti nümayan olan işbu rafi'u tevk'i ref'iü'-şani hakani etale zide salahahü uhdesine tevcihi mahkeme-i teftişten tenazum olunan i'lam üzerine makam-ı nezaret-i evkaf-ı humayundan bi' t-telhis ledeyi'l-arz binüçyüz yirmi senesi Ramazan-ı şerifin yirmi birinci günü şeref ...... sudur eden hatt-ı humayun şevketmarkun-i şahanem mucibince hitabet-i mezkure muma ileyhe tevcih olunmakla bu beratı verdim ve buyurdum ki muma ileyh salifü'z-zikr ber vech-i hasbi hitabet ..... bila kusur edayı hüsn-i hizmet etmek ve terk ve tekasül eder ise ref'inden ahara verilmek şartıyla mutasarrıf ola tahriren fi'l-yevmi't-tasi' ve'l-irin min şehr-i zi'l-kade sene seb'un ve 'işrin ve selase mie ve elf (29 zilkade 1327) 12 Aralık 1909.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: "Bu belge, Ataköy'ün ilk camisi olan İbn Hüseyin Camii'nin vaiz ataması ve camiye maddi yardım yapılması için bugünkü adıyla vakıflar genel müdürlüğünün, köyün ağası olan Arap Ağa'ya verdiği, 12 Aralık 1909 tarihli, o döneme göre beş kuruşluk kağıt üzerine yazılmış vakfiyedir. Sultan Reşat tarafından gönderilmiştir."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-814090140646319213?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/814090140646319213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=814090140646319213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/814090140646319213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/814090140646319213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/haymana-ataky-kaltakli-fermani.html' title='HAYMANA ATAKÖY (KALTAKLI) FERMANI'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSm0jGuBVUI/AAAAAAAAAFs/4GWHC-_tRwg/s72-c/HaymanaFerman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-345219986997826270</id><published>2008-11-23T10:41:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T03:08:33.583-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elvan Seydi Vakfiyesi'/><title type='text'>ELVAN SEYDİ VE VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/elvan-seydi-ve-vakfiyesi.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271931785477203026" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 353px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSmqBul1pFI/AAAAAAAAAFk/a8KXf0o15PA/s400/ElvanSeydiVakfiyesi1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSmptKrpUJI/AAAAAAAAAFc/wQw2zIpgp3w/s1600-h/ElvanSeydiVakfiyesi2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271931432240500882" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 356px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSmptKrpUJI/AAAAAAAAAFc/wQw2zIpgp3w/s400/ElvanSeydiVakfiyesi2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSmpbPgJ1wI/AAAAAAAAAFU/FaddVg0FPJg/s1600-h/ElvanSeydiVakfiyesi3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271931124296832770" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 119px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSmpbPgJ1wI/AAAAAAAAAFU/FaddVg0FPJg/s400/ElvanSeydiVakfiyesi3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;* yazıları büyütmak için bölümlere ayrı ayrı tıklayınız.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-345219986997826270?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/345219986997826270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=345219986997826270' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/345219986997826270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/345219986997826270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/elvan-seydi-ve-vakfiyesi.html' title='ELVAN SEYDİ VE VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SSmqBul1pFI/AAAAAAAAAFk/a8KXf0o15PA/s72-c/ElvanSeydiVakfiyesi1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-2961328712421508563</id><published>2008-11-10T04:20:00.000-08:00</published><updated>2008-11-10T04:43:11.029-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gazi Yahya Paşanın 1506 Tarihli Vakfiyesi'/><title type='text'>GAZİ YAHYA PAŞA'NIN 1506 TARİHLİ VAKFİYESİ</title><content type='html'>Balkanlar ve Orta Avrupa’da bulunan devletlerin tarihi vesikaları genelde Rumeli’nin fethinden sonra yaniSultan I. Murad’dan itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile özdeşleşmiş olup bu gün Türkiye Cumhuriyeti Arşivlerinde mahfuzdurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde ise bugün 43.000 civarında vakfiye ve sayıları milyonları aşan belge mevcut bulunmakta ve Osmanlı İmparatorluğunun Kırımdan Basra’ya, Viyana kapılarından Tebriz önlerine, Kuzey Afrika ülkeleri dahil olmak üzere geniş bir sahaya yayılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti merkezi idare yerine mahallinden idareye önem vermiş ve bu hususta vakıf kurumunu kullanmıştır. Vakıflar vasıtasıyla öğretim, sosyal , kültürel ve ekonomik ihtiyaçları karşılamış, sosyal patlamaların önüne geçmiş, beldeleri imâr ve ihya etmiştir. Otuz yıldan bu yana, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Tescil Dairesi Başkanlığı Arşivi’nde bulunan Fatih Sultan Mehmed’in Eyüp Sultan , Sultan II. Bayezıd, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mehmed , Nurbânû Valide ( Atik Valide ) Sultan, I. Mahmud, III. Selim, Beyhan Sultan, II. Mahmud, Bezm-i Alem Sultan Vakıf Gureba Hastahanesi, II. Abdülhâmid Han gibi padişah, valide sultan ve sultan vakıflarını ön plana alarak yayımlamaya gayret ettik. Kıbrıs ve Doğu Anadolu Fatihi Lâla Mustafa Paşa, Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa, Beypazarı ve Nasuh Paşa, Niksar Vakıflarına Genel Bakış, Tokat Vakıflarına Genel Bakış, 1257 Tarihli Amasya -Taşova - Alparslan Er-Rufâî gibi tezyinatlı ve tezyinatsız vakfiyeleri de zaman zaman yayına çıkardık. Kültür tarihimiz için önemli olan bu belgeler, devrin kültürünü, ekonomisini, yapıların tarihini kesin olarak  açıklaması bakımından önemli kültür hazinelerimizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bunlardan sadece biri de Padişah Sultan II. Bayezıd’ın kızı Hatice Sultanla evli olan Abdülhay oğlu Gazi Yahya Paşa’nın 1505 tarihli Vakfiyesidir. Vakfiyenin incelenmesinden, Hatice sultanla evli ve evinin İstanbul - Kadırga Limanı çevresinde olduğu ve aşağıdaki eserleri gelecek nesillere bıraktığı anlaşılmaktadır :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Üsküp, Bozdoğan İlyas evlerinde Cami, imâret, öğretmen evi, 2 wc, misafirler için 4 tâbhane, mutfak, fırın, 2 anbar, mahzen, misafirlerin hayvanlarını bağlamak için ahır, ferraş-kayyum için 2 ev, yaptırmış,&lt;br /&gt;2. Sofya’da Bedesten, Hamam, Yukarı Şaraçpınar mevkiinden Sofya’ya su getirip, çeşmeler yaptırmıştır&lt;br /&gt;3. Niğbolu’da 38 odalı Kervansaray, Ahi Evran Tekkesi,&lt;br /&gt;4. Niğbolu -Lofça kasabasında hamam,&lt;br /&gt;5. Hirsove Kasabasında bir hamam,&lt;br /&gt;6. İstanbul -Kadırga Limanı Mahallesinde çifte hamam,&lt;br /&gt;7. Kadırga’da inşa ettirdiği mektep, cami yaptırıp söz konusu eserleri ırk, dil, din farkı gözetmeksizin insanlık hizmetine sunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların ilelebed idamesi için de Üsküp, Sofya, Filibe, Niğbolu ve Şumnu’da gelir getirecek emlâkleri de vakfetmiştir. Allah rızası, fakir-fukara ve ulema-sulehanın hizmetine vakfetmiştir. İmârette halktan sınıf farkı gözetmeksizin, herkese ekmek veyemek ikram edilmesi, namaz kılanlar için cami, Kur’an-ı Kerim öğrenmek isteyenler için öğretmenlerin tilâvet dersi vermeleri, hat öğrenmek isteyenlerin gereksinimlerinin karşılanmasını, öncelikle kendi yaptırdığı vakıf eserlerinin tamir ve termimişlerine önem verilmesi vakıf şartları arasında belirtmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayırıca vakfiyede eserlerdeki personelin alacakları ücreti, ekmek gramajı, gibi o dönemin sosyal ve ekonomik girdilerini, dini kurallara uygun satın aldığı mülklerin bir kısmının fiatı ile kimden aldığı, çelebi unvanlı kimselerin çokluğu vakfiyede dikkati çeken öğelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Kendi mülkü bulunan Üsküp’te camii şerif etrafındaki 8 dükkan, karşısındaki 15 dükkan, Paşa Mahallesinde Hamamın tamamı, Hamam civarındaki kendisine miras kalan evi,&lt;br /&gt;2. Üsküp’te Kadı görevinde bulunduğu sıralarda Dilbend Çelebi adıyla söhreti bulunan Ihsak Çelebi bini Mevlâna İsa Şahinoğlu Mahallesinde satın alıdığı yer,&lt;br /&gt;3. Hamamın yanında Pazarbaşı Ali’den satın aldığı bahçe, Bakkalar Çarşısında Divani Mehmedi oğlu Habib’le Hundibinti Şirimerd’den aldığı dükkanların tamamı,&lt;br /&gt;4. Hacı Hüsam bini İlyas vekili Hüseyin Çelebi’den satın aldığı evler ile 2 fırını,&lt;br /&gt;5. Mezkur fırın yanında Hamza’dan aldığı süfli evler, ahur ve anbarı,&lt;br /&gt;6. Haraçcı Hacı Hüsam’dan 30.000 akçe ve bir firenk kemha kaftana satın aldığı iki ev, ahur , pınar ve wc. İle bunlara bitişik 12 dükkan&lt;br /&gt;7. Balıkpazarında İstvan Veledi Todori ve İstvan veledi Martin’den şer’i şerifile aldığı 5 balıkçı dükkanı,&lt;br /&gt;8. Balıkpazarında mülkü olan 2 dükkan,&lt;br /&gt;9. Balıkpazarında Terzi Pavlo adındaki zimmiden 3.500 akçeye satın aldığı iki katlı ev ile önündeki 4 dükkan,&lt;br /&gt;10. Belirtilen evin arkasında olan ve Olyore Berbina adlı zimmiden 5.000 akçe ve bir çuha kaftana satınaldığı iki katlı ev,&lt;br /&gt;11. Vardar Suyunun öte yakasında Hamza Bey Hatun’dan satın aldığı 2 değirmen ile değirmenler arasındaki bahçe, ev,&lt;br /&gt;12. Üsküp- Lübança Nahiyesinde 2 değirmen evi ve birer göz değirmen,&lt;br /&gt;13. Üsküp-Lübança Nahiyesi Söğütlüdere’de İsa Bey oğlu Hasan Çelebi evi kartşısında, hacı İskender vekili Kara Mehmed tasarrufunda olan Çiftliğin tamamı, Çiftlikteki 2 ev, fırın, 4 koyun ağılı, 2 bahçe ki biri değirmenin başında, diğeri ayağında, Aynı yerde suyolunda bir binada 4 göz değirmen, değirmen evi, çiftlik çayırı, tarlalarının tamamı,&lt;br /&gt;14. Üsküp- Baykooğlu Mahallesinde Hacı İlyas oğlu Hacı Hüsameddin’den alınan 6 ev,&lt;br /&gt;15. Sultan Bayezıd Han tarafından kendisine verilen Radoşane Köyünün tamamı,&lt;br /&gt;16. Üsküp- Haraçcı Şücâ mahallesinde Kapanhanı karşısında Hartaççı Hacı Hüsam Bini İlyas’dan 6.000 akçeye satınalınan 8 hücreli süfli ev ( bir tarafı Hacı İsa Bey Vakfına huduttur),&lt;br /&gt;17. Sofya’da Atyebi emlakinden kendisinin yaptırdığı 36 dükkanlı, 8 odalı, bedesten, zeminde 101 adet dükkan,&lt;br /&gt;18. Bedesten yanındaki Kervansaray’dan şer’i şerifle satın aldığı 7 dükkan,&lt;br /&gt;19. Latin tayfası için yaptırdığı evler&lt;br /&gt;--------------------&lt;br /&gt;Sadi Bayram&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-2961328712421508563?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/2961328712421508563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=2961328712421508563' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2961328712421508563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/2961328712421508563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/gazi-yahya-paanin-1506-tarihli.html' title='GAZİ YAHYA PAŞA&apos;NIN 1506 TARİHLİ VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1251078522078341926.post-482939857661602766</id><published>2008-11-10T03:59:00.000-08:00</published><updated>2009-10-07T03:09:54.121-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Seyyid Abdullah Haşimi El Mekki (Arap Şeyhi) Vakfiyesi'/><title type='text'>SEYYİD ABDULLAH HAŞİMİ EL MEKKİ (ARAB ŞEYHİ)'NİN VAKFİYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/seyyid-abdullah-haimi-el-mekki-arab.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266999436775307250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 134px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SRgkFP0st_I/AAAAAAAAAFM/_jqU5m6NMl0/s200/%C4%B0hramc%C4%B1zadeHac%C4%B1%C4%B0smail.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Vakfiyesi&lt;br /&gt;Abdullah Haşimî el Mekki Hazretlerine Sivas-Yıldızeli civarındaki Mumcu Köyü’nün bir kısmı ve İsmail Bey Çiftliği dergâhının ve kendi ihtiyaçlarını karşılaması için mülk olarak verilmiştir.&lt;br /&gt;Kurduğu Rifâi tekkesi için Paşabey mahallesinde bir konak satın alarak gerekli tadilat ve semahaneyi yaptırdıktan sonra burayı dergâh haline getirerek h. 27 Zilhicce 1331 (m. 27 Kasım 1913) de vakıf haline getirmiştir. [1] İki katlı büyükçe olan konağın üst katın&amp;shy;da semahane, misafirhane, mutfak, meydan odası, alt katında ise, odunluk, so&amp;shy;fa, ahır ve diğer müştemilat bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bir vakıf senedine göre Paşabey mahallesinde kurmuş olduğu tekkesinde inşa ettiği mescitte hatiplik yapacak zatlara verilmek üzere 1311 (1893) yılında beş yüz kuruşluk bir vakıf tesis etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26 Muharrem 1332 (24 Aralık 1913) tarihini taşıyan vakıf senedine göre, vakfın idaresi ile dergahın şeyhliğini büyük oğlu Seyyid Mehmed Ragıb’a, bunun vefatından sonra da küçük oğlu Seyyid Ahmed Siraceddin’e bırakmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Efendi Hazretleri, Tokatlı Pir’den önce yedi sene kadar Seyyid Abdullah Haşimî el-Mekki Rifâi’ye intisablı bulunmuş ve Hakk’a yürüdükten sonrada daima kabirlerini ziyaret etmiştir. [2]&lt;/div&gt;&lt;div&gt;--------------------&lt;br /&gt;[1]— Demirel, Ömer, Osmanlı Dönemi Sivas Şehri, Sivas 2006, s. 55&lt;br /&gt;[2]—Arab Şeyh kuddise sırruhu Hazretlerin torunlarından Seyyid Nizamettin Gürer Efendiden işittiğimize göre, Efendi kuddise sırruhu’l-azîz Hazretleri, Arab Şeyhi hayatı boyunca devamlı olarak kabr-i seadetlerini ziyaret eder ve türbe odasında bir zaman baş başa otururmuş.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1251078522078341926-482939857661602766?l=vakiflarportali130.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/feeds/482939857661602766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=1251078522078341926&amp;postID=482939857661602766' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/482939857661602766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1251078522078341926/posts/default/482939857661602766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vakiflarportali130.blogspot.com/2008/11/seyyid-abdullah-haimi-el-mekki-arab.html' title='SEYYİD ABDULLAH HAŞİMİ EL MEKKİ (ARAB ŞEYHİ)&apos;NİN VAKFİYESİ'/><author><name>Vakıflar Portalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16855130390652950008</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='09719559970125411580'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_crdm29DikgI/SRgkFP0st_I/AAAAAAAAAFM/_jqU5m6NMl0/s72-c/%C4%B0hramc%C4%B1zadeHac%C4%B1%C4%B0smail.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>